26 Kasım 2018 Pazartesi

İstanbul Sancaktepe Mahallesine helikopter düştü

Son dakika! İstanbul Sancaktepe'de helikopter düştü

İstanbul Sancaktepe Mahallesine helikopter düştü
İstanbul Sancaktepe Mahallesine helikopter düştü
DHA ve İHA'nın geçtiği son dakika haberine göre; Sancaktepe'de askeri helikopter düştü. Yaralı askerler var.

Sözcü'nün haberine göre ise; 3 askerin şehit olduğu bildirildi.

İşte olay yerinden ilk fotoğraflar;


İstanbul Sancaktepe Mahallesine helikopter düştü
 İstanbul Sancaktepe Mahallesine helikopter düştü
İstanbul Sancaktepe Mahallesine helikopter düştü

24 Kasım 2018 Cumartesi

Muharrem İnce'ye CHP Şoku

CHP, İnce'yi İstanbul adayı yapmayacak..."

Muharrem İnce'ye CHP Şoku
Muharrem İnce'ye CHP Şoku
Habertürk yazarı Nagehan Alçı, CHP Genel Merkezi'nin, Muharrem İnce'yi İstanbul için aday göstermeyeceğini yazdı. Alçı, CHP'nin İstanbul'da eğilim yoklamasına gitmeyeceğini, İnce'nin adaylığının kendisi için ciddi bir propaganda sürecini yaratacağının kulislerde konuşulduğunu aktardı. İşte Alçı'nın CHP kulislerinden edindiği çarpıcı bilgiler...
Kemal Kılıçdaroğlu ile Muharrem İnce görüşmesinden sonra nereye gitsem aynı yorum: Bu seçimlerde İstanbul’un tansiyonu çok yükselecek. Binali Yıldırım ile Muharrem İnce çekişmesi olursa heyecan artacak.

Peki olacak mı? CHP, önceki günkü görüşmenin ardından İnce’nin istediği gibi bir eğilim yoklamasından sonra kendisini aday gösterecek mi? İYİ Parti-CHP diyaloğu nereye evriliyor? Meral Akşener ve Kemal Kılıçdaroğlu görüşmesinde üzerinde mutabık kalınan konular neydi?

CHP’nin içinden çok çeşitli bilgiler aldım. Bugün sizlerle bunları paylaşacağım…
Öncelikle İnce ile başlayayım. Hatırlarsanız kurultay tartışmaları boyunca nasıl ki Kılıçdaroğlu’nun kurultaya gitmeyeceğini devamlı yazdıysam, bugün de aynı kesinlikle Muharrem İnce’nin İstanbul adayı yapılmayacağını yazıyorum.


Kemal Bey, İnce’yi aday göstermeyecek. İstediği eğilim yoklamasını yaptırmayacak. Yaptırsa bu İnce’ye ciddi bir propaganda imkanı verir. Buna Genel Merkez kesinlikle olumlu bakmıyor.

MUHARREM İNCE’NİN HEDEFİ
İnce bunu bilmiyor mu? Biliyor. O da "Ben istedim, yapmadılar, o nedenle İstanbul’u kaybettiler" diyerek cumhurbaşkanlığı seçimlerine yürümeyi hedefliyor.

İnce aday gösterilmeyecekse CHP İstanbul’da kimi aday gösterecek? Genel Merkez isim vermiyor ama tarif veriyor. Deniyor ki, AK Parti ve MHP’nin yeniden ittifak kararı alması ile birlikte bu seçim yine 50+1 seçimine döndü. O nedenle yalnızca kendi tabanımıza hitap eden adayla çıkarsak şansımız azalır. Bütün partilerin tabanlarına hitap edebilecek, bütünleştirici bir isim gerek. Sandıkta ittifak arıyoruz.

Peki bu nasıl olacak? Yine bir çatı aday formülü mü?

ABDÜLLATİF ŞENER KİMİN REFERANSI İLE KILIÇDAROĞLU’NA GİTTİ?
Bundan yaklaşık 10 gün önce Abdüllatif Şener, Kemal Kılıçdaroğlu’na gitti. Abdullah Gül’ün referansı ile geldiğini, CHP’nin İstanbul adayı olursa çeşitli cemaat ve tarikatlar da dahil geniş bir kitleden oy alabileceğini söyledi.


Kemal Bey’in, Şener’i dinlemekle yetindiği, herhangi bir şey söylemediği bilgisini aldım. Zaten Kılıçdaroğlu’nun kapısı açık oluyor, dinliyor ama fazla yorum yapmıyor.

Peki Şener’i aday yapar mı? Buna dair bir işaret henüz yok. Hiçbir kaynaktan bu yönde bir bilgi almadım. Ancak parti buna sıcak bakmıyor, tabanda da karşılığı yok. Kişisel tahminimi soracak olursanız: Zannetmiyorum.

AKŞENER İSTANBUL İÇİN HANGİ İSİMLERE YEŞİL IŞIK YAKTI?
Kemal Kılıçdaroğlu-Meral Akşener görüşmesinde Akşener, destekleyebilecekleri isim olarak İlhan Kesici’yi zikretmiş. Daha sonra Gürsel Tekin’in de adı geçmiş. Hem Kesici’ye hem de Tekin’e İYİ parti yeşil ışık yakmış.

CHP şimdiye kadar İstanbul ile ilgili 5 anket yaptırdı. Hepsinde İnce birinci çıkıyor. Onu 6-8 puan farkla Gürsel Tekin izliyor. Akif Hamzaçebi’nin devre dışı kaldığını söyleyebiliriz. Nitekim son 3 ankette onun ismi yer almamış.

SARIGÜL’ÜN HEDEFİ NE?
Mustafa Sarıgül Şişli diyor, başka bir şey demiyor. Kemal Kılıçdaroğlu ise Şişli’ye Sarıgül’ü koymaya istekli değil. Partinin içinden "Eyüp’e konabilir" deniyor. Ama Sarıgül net: "Ben Şişli adayıyım, ilçe arayışım yok"tan geri adım atmıyor.

Şayet CHP’den olmazsa, DSP’den aday olabilir. O senaryoda bir sonraki hedefi de DSP Genel başkanlığı.

23 Kasım 2018 Cuma

ABD'de Black Friday saldırısı!

ABD'de Black Friday saldırısı!

ABD'de Black Friday saldırısı!
ABD'de Black Friday saldırısı!
Son dakika... ABD'de Black Friday kapsamında bir AVM'de alışveriş yapan kalabalığa ateş açıldı.
ABD'de Black Friday kapsamında bir AVM'de alışveriş yapan kalabalığa ateş açıldı.

ABD'nin Alabama eyaletindeki bir alışveriş merkezinde 'Black Friday' indirimi nedeniyle alışveriş yapan kalabalığa ateş açıldı.

Yetkililer, Alabama'nın Hoover kentinde Riverchase Galleria isimli alışveriş merkezinde ülkede alışveriş çılgınlığının yaşandığı ve Türkiye'de de "Efsane İndirim" olarak bilinen etkinlikler esnasında silahlı saldırı düzenlendiğini açıkladı.

Saldırıda çok sayıda kişinin yaralandığı ve saldırganın öldürüldüğü bildirildi.

22 Kasım 2018 Perşembe

Piyasalarda olumlu etkiler görülmeye başladı

Bakan Albayrak: Piyasalarda olumlu etkiler görülmeye başladı

Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, alınan tedbirlerle finansal piyasalarda olumlu etkilerin görülmeye başladığını söyledi.


Piyasalarda olumlu etkiler görülmeye başladı.
Piyasalarda olumlu etkiler görülmeye başladı.

Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak ekonomi gündemini değerlendirdi.

Alınan tedbirlerle finansal piyasalarda olumlu etkilerin görülmeye başladığını ifade eden Albayrak, "Enflasyonla mücadele sürecinde en önemli desteği sıkı maliye politikası verecek." dedi.

Albayrak, "Gelir politikalarımız ile nitelikli yatırımları, istihdamı ve ihracata dayalı büyümeyi destekleyeceğiz." ifadelerini kullandı.

KDV iadelerine de değinen Albayrak şunları söyledi:

“Belirli şartları sağlayan mükelleflerimizin yeminli mali müşavirlerce hazırlanmış KDV iadesi tasdik raporuyla talep ettikleri KDV iade tutarlarının yüzde 50'sinin yapılacak ilk kontrollere göre 10 iş günü içerisinde teminat alınmaksızın iade edilmesini, kalan tutarın daha sonra yapılacak kontroller çerçevesinde iade edilmesini öngören çok daha hızlı ödemeyi öncelikleyecek yeni bir sistem oluşturacağız."

Kaynak: TRT Haber

Tarım ihracatçılarına Türk Eximbank'tan Büyük Müjde

Tarım ihracatçılarına Türk Eximbank'tan ilave finansman

Tarım ihracatçılarına Türk Eximbank'tan Büyük Müjde
Tarım ihracatçılarına Türk Eximbank'tan Büyük Müjde
Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan "Türk Eximbank, tarıma dayalı sektör ihracatçılarına yıl sonuna kadar 200 milyon dolarlık ilave finansman sağlayacak." dedi
Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan, Türk Eximbank'ın yeni başlattığı Mevsimsel Kredi Destek Programı ile yıl sonuna kadar pamuk, incir, üzüm, zeytin, fındık, kayısı ve diğer tarım ürünleri ihracatı yapan firmalara 200 milyon dolar ilave finansman sağlayacağını bildirdi.

Pekcan, yazılı açıklamasında, istihdam ve sanayide stratejik öneme sahip tarım sektörünün, gerçekleştirdiği ihracatla Türkiye dış ticaretinde önemli bir paya sahip olduğunu belirtti.

Tarım sektörüne ve ihracata artı değer kazandırılması amacıyla Türk Eximbank'ın tarıma dayalı ürün ihracatının finansmanında daha etkili olmasının kararlaştırıldığını ifade eden Pekcan, bu kapsamda, sektörde özellikle mevsimsel alımlar ve alım dönemleri itibarıyla finansmana ihtiyacın yoğun olduğu dönemler için "Mevsimsel Kredi Destek Programı"nın uygulamaya konulduğunu vurguladı.

Pekcan, şunları kaydetti:
"Türk Eximbank, yeni başlattığı Mevsimsel Kredi Destek Programı ile yıl sonuna kadar pamuk, incir, üzüm, zeytin, fındık, kayısı ve diğer tarım ürünleri ihracatı yapan firmalarımıza 200 milyon dolar ilave finansman sağlayacak. Bu kapsamda tarım ürünleri ihracatçılarımızın Türk Eximbank'tan kredi taleplerine öncelik verilecek ve önümüzdeki yıllarda Mevsimsel Kredi Destek Programı uygulamasına devam edilerek, tarım sektörüne kullandırılan kredilerin toplam krediler içindeki payı artırılacak. Ülkemiz ihracatçılarına 12 şube ve 14 irtibat bürosuyla hizmet veren Türk Eximbank, tarım sektöründe faaliyet gösteren ihracatçıların uygun finansman olanaklarından azami faydalanmasına büyük önem vermektedir. Bu bağlamda gerçekleştirilen firma ziyaretleri, toplantı, seminer eğitim gibi faaliyetleriyle Eximbank, desteklerini firmalarımıza etkin şekilde tanıtmaktadır."

21 Kasım 2018 Çarşamba

Haberler - Takipçilerimize Duyurulur

Kamuoyuna duyurulur.

Bir çok proje ile tek başıma uğraşıyorum ve yine tek başına yürütmeye çalıştığım https://www.haberinmerkezi.net projesi ile ilgili özellikle de takipçilerime hitaben buradan duyuruyu yapma gereği hissettiğim için, geçici olarak basın/haber ve yayımcılık faaliyetlerine "Ağır Sağlık Nedenlerinden" ötürü eskisi gibi ilgilenemeyeceğimi ve yinede günlük olarak birer konu ile devam etmeye çalışacağımı belirtmek istiyorum.



20 Kasım 2018 Salı

Son dakika! AİHM'den 'Demirtaş' kararı!

Son dakika! AİHM'den 'Demirtaş' kararı!

Son dakika! AİHM'den 'Demirtaş' kararı!
Son dakika! AİHM'den 'Demirtaş' kararı!
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş'ın serbest bırakılmasını istedi. AİHM gerekçe olarak, 'makul sürede yargılama yapılmaması'nı gösterdi. Kararın ardından ilk açıklama Adalet Bakanı Abdülhamit Gülden'gen geldi. Gül, "Kararı verecek olan yargı mercisi. AİHM iç hukukun bir parçası, bunu da AK Parti getirdi" dedi. Partisinin grup toplantısı sonrası AİHM'in kararı Cumhurbaşkanı Erdoğan'hatırlatıldı. Erdoğan, "Karar bizi bağlamaz" şeklinde yanıt verdi. Ceza Hukukçusu Adem Sözüer de konuya ilişkin değerlendirmede bulundu. Sözüer, "Çok ağır bir karar. Azerbaycan gibi ülkelere uygulanan hükümler bunlar. Bu karar bizim Avrupa Birliği ile ilişkilerimizi olumsuz etkileyecek. nayasa Mahkemesi bir karar verseydi, AİHM'in kararına gerek kalmazdı" diye konuştu.
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ( AİHM), eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın tutukluğuna ilişkin makul sürede yargılanmadığını savunarak serbest bırakılmasını istedi. Kararın ardından Demirtaş'ın avukatı  Mahsuni Kahraman, "AİHM kararından sonra içeride kalacağı her saat, özgürlüğünün ihlalidir. Derhal serbest bırakılmalıdır. Demirtaş'ın özgürlüğü için bugün başvuru yapacağız" diye konuştu.
İLK AÇIKLAMA ADALET BAKANI'NDAN: KARARI VERECEK OLAN TÜRK YARGISI
Adalet Bakanı Abdülhamit Gül, eski HDP Eş Başkanı Selahattin Demirtaş ile ilgili Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararını değerlendirdi. Gül, "Kararı bir görelim. Kararı verecek olan yargı mercisi. Bizim bir şey söylememiz doğru değil. AİHM iç hukukun bir parçası, bunu da AK Parti getirdi" dedi.
CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN: KARAR BİZİ BAĞLAMAZ
Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin grup toplantısının sona ermesinin ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı. Erdoğan burada kendisine yöneltilen "AİHM'in Demirtaş kararı hakkında ne düşünüyorsunuz?" sorusuna, "AİHM'nin verdiği kararlar bizi bağlamaz. AİHM'nin bugüne kadar terör örgütüyle ilgili verdiği birçok karar var. Hepsi de aleyhedir. Onun karşılığında bizim de yapabileceğimiz birçok şeyler vardır. Biz karşı hamlemizi yaparız, işi bitiririz" ifadeleriyle yanıt verdi.
CEZA HUKUKÇUSU ADEM SÖZÜER: ÇOK AĞIR BİR KARAR
Ceza hukukçu Prof. Dr. Adem Sözüer, AİHM'in kararına ilişkin Habertürk'ten Yasemin Güneri'ye yaptığı değerlendirmede,  "Çok ağır bir karar. Azerbaycan gibi ülkelere uygulanan hükümler bunlar. Bu karar bizim Avrupa Birliği ile ilişkilerimizi olumsuz etkileyecek" dedi.

"TÜRKİYE’DE BİR İLK"
 AİHM kararında, "Selahattin Demirtaş’ı neden tutukladınız?" sorusunun sorulmadığına dikkat çeken Sözüer, şunları söyledi:

"Kararda, 'Selahattin Demirtaş’ın yaptığının özgürlük kapsamında olduğu' denmiyor. Denilen, tutuklamanın gerekçesinin olmaması, ikincisi tutukluluğunun uzun sürmesi. Demirtaş, Anayasa Mahkemesi’ne de başvurdu. Onlarda uzun bekletti. Kararda, 'Tutuklama uzun olduğu için seçime giremedi. Bu nedenle de seçilme hakkını elinden aldınız' deniyor. Burası önemli. AİHM, 'Siz, bu tutuklamayı seçime girmemesi için yaptınız' diyor kararda. Demirtaş’ın sözlerinin içeriğine girmiyor. AİHM, 'Sen tutuklamayı kendi yasalarındaki kurallara uygun yapmadın, kendi yasalarına bile uymadın' diyor. Seçime girememesi nedeniyle seçilme hakkını kaybettiği söyleniyor. Bu ilk kez oluyor Türkiye’de.”

TÜRKİYE NE YAPACAK?

Ünlü ceza hukukçusu Adem Sözüer, AİHM kararı sonrası neler yapılması gerektiğini de şöyle anlattı:

"Anayasa Mahkemesi’nin verdiği kararları nasıl uygulamak gerikyorsa, AİHM in kararlarını da yerine getirmemiz gerekiyor. AİHM in kararlarını yerine getirmediğimiz olmuyor mu? Oluyor. Başka ülkelerde de oluyor. Ancak, verilen kararın yerine getirilmemesinin bir takım yaptırımları oluyor. Yerine getirilmezse Avrupa ile ilgili yumuşamamızı olumsuz etkiler. Ama hukuken bu karara Türkiye uymak zorunda. Getirmemesi durumunda etkileri olacağı kesin.Bu karar, Anayasa Mahkemesi’nin bu konuda karar vermemesine de bir eleştiridir. Anayasa Mahkemesi, bu konuda karar vermediği için AİHM bu kararı acil olarak görüşüp gündemine aldı.”

"BİZİM SEÇİMLERİMİZE DE LAF ETMİŞ OLUYORLAR"
"Tutuklama kesin hüküm değil. Mahkeme, Anayasa’nın 90. maddesine uymak zorunda. AİHS sözleşmesi var. Kesin hükümlerde bile AİHM in kararlarını yeniden yargılama kabul ediyoruz. Bu davada kesin hüküm bile yok. AİHM i kendi sistemimiz dışında bir mahkeme olarak değerlendiremeyiz. Bizim yargılamamızın bir parçası olarak görmeliyiz. Anayasa Mahkemesi bir karar verseydi, AİHM'in kararına gerek kalmazdı. Tutuklama olduğu için tüm hukuki yolları tüketmeden AİHM'e başvurabiliyorsun.

Bu karar bizi, siyasi bakımdan zora sokan ve zora sokacak bir karar. Bizim seçimlerimize de laf etmiş oluyor. 'Seçimlere herkes giremiyor' diyorlar.

AİHM; 'Kendi kanunlarını doğru uygula. Doğru uygulamazsan ben bunda siyasi sebep ararım' diyor. Biz, gerekçemizi yazsaydık böyle bir karar çıkmazdı.”

Suudiler'den Türkiye'ye Tehdit

Suudiler'den Türkiye'yi boykot kampanyası

Suudiler'den Türkiye'ye Tehdit
Suudiler'den Türkiye'ye Tehdit
Suudi Arabistan İstanbul Başkonsolosluğu'nda öldürülen gazeteci Cemal Kaşıkçı cinayetinin ardından zor durumda kalan Suudi Arabistan'da, Türkiye'ye karşı boykot başlatıldı. Tüm gözlerin üzerine çevrildiği Suudi Veliaht Prens Selman'ın yakınındaki isimlerden Kahtani'nin emriyle Twitter'da Türk ürünlerine boykot çağrısı yapıldı.
ABD Başkanı Donald Trump'ın gizli desteğini alsalar da, Almanya'nın yaptırım uyguladığı, Fransa'nın ise yaptırım uygulanacağını açıklamasının ardından Suudi Arabistan'da boykot çağrısı başlatıldı.

Veliaht Prens Selman'ın 2010 yılında 'Arap Baharı' olarak adlandırılan süreçte muhalifleri tehdit etmek için bir ' Twitter ordusu' kurduğu ve bu 'orduyu' da Selman'a en yakın isimlerden biri olan, Kaşıkçı cinayeti sonrası görevden alınan, 'troll master' denilen Kahtani olduğu belirtilmişti. 10 bin kişilik 'Twitter ordusu'nun ayda 3 bin dolar maaş aldıkları da New York Times tarafından haberleştirilmişti.

New York Times'a göre, Kahtani'nin ekibi Twitter'ın mühendis olan, Ali Alzabarah isimli bir Suudi çalışanını da muhbir olarak kullanıyor, Alzabarah, Suudi yönetiminin muhaliflerin Twitter hesaplarına, IP adreslerine, şahsi bilgilere ve telefon numaralarına erişmesini sağlıyordu. Bu kişinin Batılı istihbarat ajanlarının da dikkatini çektiği belirtiliyor. Buna göre Alzabarah Twitter tarafından idari izne çıkarıldı ve sorguya çekildi; Eylül 2015’te de kovuldu. Alzabarah şu an Suudi hükümeti için çalışıyor.

Bunun üzerine, Türkiye karışıtı tweetler atan Suudiler, #BoycottTurkishTourism etiketiyle dün gece TT'ye girdi ve tweetlerde, Türk ürünlerinin listelerini yayınlayarak boykot çağrısı yapıldı. Türkiye'ye seyahat boykotu da talep eden Suudiler, "Kırgızistan'a gidin, orası da güzel" şeklinde ifadeler kullandı. Yaklaşık 50 bin tweet atıldı. 

Alköllü Adam 2 Kişiyi Öldürdü ve Kader Dedi

Babaanne torunun öldüğü kazada sürücüye 14 yıl hapis

Alköllü Adam 2 Kişiyi Öldürdü ve Kader Dedi
Alköllü Adam 2 Kişiyi Öldürdü ve Kader Dedi
Babaanne ve torununun ölümüne neden olduğu kazanın ardından alkollü sürücü Emrah Bozdemir'in davasında mahkeme kararını verdi. Nişan gecesi karıştığı kazanın ardından Bozdemir kendisini “Kader, bir şey diyemiyorum” diye savundu. 14 yıl 2 ay hapse mahkum edildi.
Olay Ümraniye'de 7 Nisan 2018 günü yaşandı. Habertürk'ten Arzu Kaya'nın haberine göre, nişan töreninin ardından nişanlısıyla beraber otomobiliyle seyreden Emrah Bozdemir, çift yönlü tek şeritli yolda önündeki aracı geçmek için karşı yönden gelen araçların şeridine girerek, park halindeki araçların yanında bulunan babaanne ve toruna çarptı. 

Ağır yaralanan 67 yaşındaki babaanne Fatma Kalender olaydan bir gün sonra, 10 yaşındaki torunu Ahmet Yiğit Kalender ise olaydan 3 gün sonra kaldırıldıkları hastanede hayatını kaybetti. 215 promil alkollü olduğu tespit edilen Bozdemir tutuklandı. Hakkında “bilinçli taksirle iki kişinin ölümüne neden olma” suçundan 22,5 yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açıldı.

“KADER, BİR ŞEY DİYEMİYORUM”
Anadolu 13. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki davanın karar duruşmasına  tutuklu sanık Emrah Bozdemir ile tarafların avukatları katıldı. Yaşanan kazadan dolayı üzgün olduğunu belirten sanık Bozdemir, "Ölenlere rahmet, yakınlarına sabır ve başsağlığı diliyorum. Allah izin verseydi evli olacaktım. Kader, bir şey diyemiyorum" dedi.

MAHKEME CEZAYI ARTIRDI
Mahkeme heyeti, sanık Emrah Bozdemir''i önce "taksirle 2 kişinin ölümüne neden olma" suçundan 10 yıl hapse çarptırdı. Ardından da suçun “bilinçli taksirle işlendiği” kanaatine varan mahkeme cezayı 14 yıl 2 aya çıkardı. Ehliyetinin de 3 yıl süreyle geri alınmasına hükmetti.

ABD'li yolcunun havalimanında ölümü davasında karar

ABD'li yolcunun havalimanında ölümü davasında karar

ABD'li yolcunun havalimanında ölümü davasında karar
ABD'li yolcunun havalimanında ölümü davasında karar
ABD vatandaşı Tracey Lynn Brown'un, 2013'te transit yolcu olarak bulunduğu Atatürk Havalimanında tartışma yaşadığı polisler tarafından etkisiz hale getirilmek istenirken nefessiz kalarak yaşamını yitirmesine ilişkin 12 polisle bir doktorun yargılandığı davada karar açıklandı. Mahkeme heyeti sanık doktoru 12 bin 100 lira adli para cezasına çarptırırken, 1 yıl süreyle de doktorluk yapmasının yasaklanmasına karar verdi. Sanıklardan 4 polis memurunun "zor kullanma sınırlarının aşılması suretiyle ölümle neticelenen yaralanmaya neden olmak" suçundan 7 yıl altışar ay hapsine hükmedilirken, 7 sanık polisin ise beraatlerine karar verildi.
ABD vatandaşı Tracey Lynn Brown'un, 2013'te transit yolcu olarak bulunduğu Atatürk Havalimanında tartışma yaşadığı polisler tarafından etkisiz hale getirilmek istenirken nefessiz kalarak yaşamını yitirmesine ilişkin 12 polisle bir doktorun yargılandığı davada karar açıklandı.
Bakırköy 15. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmaya 4 tutuksuz sanıkla taraf avukatları katıldı.
Bir önceki celse açıklanan mütalaaya karşın esas hakkındaki savunması sorulan sanıklardan Mesut Öztürk, kendisinin yaptığı uygulamanın maktulün ölümüne sebebiyet vermediğini, saldırgan ve çevreye zarar verebilecek hastayı sakinleştirmek amacıyla bir uygulama yaptığını belirterek, "Hata yaptığımı düşünmüyorum. Beraatimi istiyorum." dedi.

Sanıklardan Furkan Altan, olay yerinde bulunmadığını ve odaya girdiğinde maktulün kelepçeli olarak yerde yattığını söyledi. Şahsa sorulduğunda olayları doğrudan anlattığını kaydeden Altan, "Sağlık ekibi, fenalaşmasından dolayı değil, sakinleşmemesinden dolayı çağrılmıştır. Ben zor kullanma yetkimi aşmadım. Ölüm iğneden ötürü meydana gelmiş olabilir." ifadelerini kullandı.

Sanık Serhan Öztaş, olay saatinde Bakırköy Devlet Hastanesinde olduğunu, görev yerine döndüğünde yabancı uyruklu bir kadının yerde kelepçeli yattığını belirterek, Kontrol ettiğimde nabzının atmadığını gördüm. Hemen doktora haber verdim. Ambulansla hastaneye giderken de eskortluk ettim. Bu olay nedeniyle psikolojim bozuldu. Böyle bir olay nedeniyle yargılanmam beni psikolojik olarak olumsuz etkiledi. Maktulün hayatını kurtarmaya yönelik eylemlerde bulundum, zor kullanma sınırlarını aşmadım. Beraatimi istiyorum." ifadelerini kullandı.

Davayı karara bağlayan mahkeme heyeti, sanık doktor Murat Öztürk'ün, "Tedbirsizlik ve dikkatsizlik sonucu bir kişinin ölümüne neden olmak" suçundan 2 yıl hapsine karar verdi.

Sanığın geleceği üstündeki etkilerini dikkate alarak cezayı 1 yıl 8 aya düşüren heyet, yargılama sürecinde duyduğu pişmanlığı göz önüne alarak hapis cezasını 12 bin 100 lira adli para cezasına çevirdi. Sanığın adli para cezasını 24 ay taksiyle ödemesine hükmeden heyet, ayrıca 1 yıl süre ile hekimlik mesleğinin icrasının yasaklanmasına karar verdi.


Heyet, polis memuru sanıklar Hüseyin Tıngır, Murat Aydın, Furkan Altan ve Serhan Öztaş'ın "zor kullanma sınırlarının aşılması suretiyle ölümle neticelenen yaralanmaya neden olmak" suçundan on ikişer yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına hükmetti.

Sanıkların söz konusu eylemi haksız bir fiilin kendilerinde meydana getirdiği hiddetin etkisi altında haksız tahrik neticesinde gerçekleştirdiklerini değerlendiren heyet, hapis cezasını önce dokuzar yıla, geleceği üzerindeki etkilerini de dikkate alarak 7 yıl altışar aya düşürdü.

Heyet, sanıklar Akın Yurdakoş, Uğur Telli, Ufuk Türk, Çınar Çetin, Nihat Yıldırım, Ali Erman Erdoğan ve Murat Enes'in "Zor kullanma yetkisine ilişkin sınırın aşılması" ve "Ölüme sebebiyet verecek şekilde kasten yaralama" suçlarını işlediklerine dair mahkumiyetlerine yeter her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediğinden ve suçların sanıklar tarafından işlendiğinin sabit olmaması nedeniyle ayrı ayrı beraatlerine hükmetti.

Heyet, yargılama aşamasında ölen sanık polis memuru Mustafa Kanık hakkındaki davanın düşürülmesini kararlaştırdı.

İDDİANAMEDEN
Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, Atatürk Havalimanı Pasaport Kontrol Büro Amirliğinde görevli 12 polis memurunun "zor kullanma yetkisini aşarak kasten yaralama sonucu ölüme neden olma" suçundan on ikişer yıldan on altışar yıla, bir doktorun da "görevi kötüye kullanma" suçundan 2 yıldan 6 yıla kadar hapisle cezalandırılması isteniyordu.

Flaş: Öztürk Yılmaz CHP'den ihraç edildi

Son dakika: Öztürk Yılmaz CHP'den ihraç edildi!

Flaş: Öztürk Yılmaz CHP'den ihraç edildi
Flaş: Öztürk Yılmaz CHP'den ihraç edildi
Son dakika... CHP Ardahan Milletvekili Öztürk Yılmaz, Disiplin Kurulu kararıyla partiden ihraç edildi. Öztürk Yılmaz, 'Ezan Türkçe okunsun' sözleri sonrası 'kesin ihraç istemiyle' disipline sevk edilmişti. Kararın ardından Öztürk Yılmaz basın toplantısı düzenledi. Yılmaz, "Yoluma bağımsız milletvekili olarak devam edeceğim" dedi.
CHP Ardahan Milletvekili Öztürk Yılmaz partiden ihraç edildi. Öztürk Yılmaz kararın ardından açıklamalarda bulundu
Yılmaz, "Yoluma bağımsız milletvekili olarak devam edeceğim. Disiplin Kurulu'nun kararı yargıdan dönecektir. Beni bu şekilde ihraç edenleri millet de ihraç edecek. Bunu göreceğiz. Ben ihanetin her türlüsünü gördüm! Allah büyüktür. Umudun ışığı sönmez" dedi.

Öztürk Yılmaz, Habertürk TV'de yayınlanan Türkiye'nin Nabzı programında, 'Ezan Türkçe okunsun' ifadesini kullanmış, kamuoyundan tepki almıştı.

CHP, Öztürk Yılmaz'ın bu sözleri sonrası harekete geçerek 'kesin ihraç talebiyle' disipline sevk etmişti.

Öztürk Yılmaz, gelişmelerin ardından parti yönetimini ve Genel Başkan Kılıçdaroğlu'nu hedef alarak, "Bir yere gitmiyorum. Sıkıysa gönderin. Hepiniz defolup gideceksiniz" ifadelerini kullanmıştı.

Yılmaz, bu sözlerinin ardından bir kez daha disipline sevk edilmişti.

CHP Disiplin Kurulu bugün 15.00'da bir araya gelerek Öztürk Yılmaz konusunu karara bağladı.

Öte yandan CHP Elazığ Milletvekili Gürsel Erol'un ise sözlü savunmasının alınmasına karar verildi.

19 Kasım 2018 Pazartesi

Kaşıkçı cinayetinin ses Kayıtları

Kaşıkçı cinayetinin 11 dakikalık ses kaydının içeriği ortaya çıktı!

Kaşıkçı cinayetinin ses Kayıtları
Kaşıkçı cinayetinin ses Kayıtları 
Dünya kamuoyu, salı günü ABD Başkanı Donald Trump’a Suudi gazeteci Cemal Kaşıkçı’nın katledilmesine yönelik hazırlanan istihbarat raporunun sunulmasını bekliyor. Zira Suudi Arabistan’ın derin müttefiki ABD’nin bu raporu, Suudi yetkililerin sadece kendi iç meseleleri olarak lanse etmeye çalıştığı, bizatihi devlet eliyle işlenmiş cinayetin akıbetini belirleyecek. Kaşıkçı'nın 11 dakikalık ses kaydının içeriği de ortaya çıktı.
Suudi gazeteci Cemal Kaşıkçı’nın öldürüldüğünü başta inkar edip sonra itiraf etmek zorunda kalan Riyad, bugüne kadar Türk yetkililerin Kaşıkçı cinayetine dair yerli ve uluslararası basına sızdırdığı bilgiler doğrultusunda köşeye sıkıştı. Sızan her bilgi ile Riyad panikledi ve devlet söylemi defalarca değişti. Elbette bu kadar çok sızıntı bilgi kirliliğine de neden oldu.

Türk yetkililerden aldığım bilgiye, göre İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın elinde Kaşıkçı’nın sesinin yer aldığı iki ayrı ses kaydı bulunuyor. Bu kayıtlar içerisinde, Kaşıkçı’ya ait olan kısım toplam 11 dakika. Amerikalı kaynaklarımla yaptığım görüşmelerde ise geçtiğimiz haftalarda Türkiye’ye gelen CIA Direktörü Gina Haspel’in toplam 11 dakikalık ses kaydını dinlediğini ve kayıtları Washington’a ilettiğini teyid ettim.


2 Ekim günü saat 13.14’te konsolosluğun A ünitesinin kapısından içeri giren Kaşıkçı, kendisini öldürmeye gelen 15 kişilik infaz timinden 4 kişi tarafından karşılanıyor. İçeri girer girmez ekipten biri kolundan tutuyor, Kaşıkçı ise "Kolumu bırakın, ne yaptığınızı sanıyorsunuz?" diye tepki veriyor. Vize vb hizmetlerin görüldüğü A ünitesindeki 7 dakikalık ses kaydının tamamının bu 4 kişi ve Kaşıkçı arasında geçen tartışma olduğu belirtiliyor.

Ünlülere Hacker Bakısı

Ünlülere Hacker Bakısı

Ünlülere Hacker Bakısı
Ünlülere Hacker Bakısı
Habertürk muhabiri Nihat Uludağ'ın haberine göre İstanbul Emniyeti Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, geçen yıl düzenlediği iki operasyonda 46 kişilik "Ducky Layne" çetesini çökertti. Ducky Layne, Tampich Layne, Chuky Yavne, Duff Lyne, Bandage Layne gibi 37 takma isim kullanarak 6 bin 156 kişiye spam mesaj atan çete üyelerinin, "fishing" (oltalama) yöntemiyle 50 ünlü isim ve binlerce kişinin sosyal medya hesaplarını ele geçirdiği belirlendi.

14 ÇETE ÜYESİ TUTUKLANDI
Gözaltına alınan zanlılardan çete lideri Gökhan Ş. ve fenomen Bahar Ç.'nin de aralarında bulunduğu 14 kişi tutuklandı. 500 bin takipçisi olan ve Aleyna Tilki'ye olan benzerliğini kullanıp şarkıcının hesabını kapattıran Bahar Ç., daha sonra tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı.

HEP AYNI YÖNTEMİ KULLANMIŞLAR
Polisin tespitlerine göre hackerler ilk olarak hedeflerindeki kişilere, "sayın kullanıcı; adınıza açılmış instagram hesabınızın kapanmaması için aşağıdaki hesabınızı doğrulayın, aksi taktirde hesabınız kapanacaktır", "İnstagram ekibi; hesabınızda açık buldum veya kısa bir süre önce hesabınıza spam saldırı oldu. Aşağıdaki linkten hesabınızı doğrulayın" diyerek ünlüleri tuzağa düşürmüşler.

HESAPLARINI ÇALDIKLARI ÜNLÜLERİ TEHDİT ETMİŞLER
Hacker çetesinin hesaplarını ele geçirdikleri ünlü isimlere "+1, +44 ve +63 ile başlayan telefon numaralarını kullanarak Whatsapp mesajlarıyla tehditler savurdukları ve para istedikleri belirlendi.

"ŞİZOFRENDEN DAHA ŞİZOFRENİM"
Çete lideri Gökhan Ş.'nin hesaplarını çaldığı kişiler arasında yer alan instagram fenomeni Berrak Tangülü'den hesabına karşılık yüklü miktarda para istemesi üzerine aralarında geçen mesajlaşma şöyle:

Hacker: Senin benden istediğin bir şey var mı?
Berrak: Hesabımı boşalttın. Yaptın yapacağını. Para istedin verdim

Hacker: Senden açık seçik fotoğrafını mı istedim. Yemin ederim keçiden daha inatçıyım. Şizofrenden daha şizofrenim. Şizofrenlik belgem var. Her gün 2 veya 3 tane 100 kilobaytlık hesap çalıyorum, senin hesabına ihtiyacım yok.

"SANA GÜZEL SÜRPRİZLERİM OLACAK"

Çete üyelerinin hesabın ele geçirdikleri ve kendilerine tepki gösteren ünlü televizyoncu Balçiçek İlter'i "Yav siz oyun oynadığımı mı zannediyorsunuz? Fakat oyunu ben oynadım. Size güzel sürprizlerim olacak. Benimle uğraşma telefonuna kadar biliyorum. Hesabını sattım" diyerek tehdit ettiği belirlendi.

"SİZİN ALLAH'TAN KORKUNUZ YOK MU?"
Çete üyeleri, hesabını ele geçirdikleri ünlü oyuncu Engin Altan Düzyatan'ın eşi Neslişah Düzyatan'a da tehditler savurmuş. Neslişah Düzyatan'ın kendisi ile irtibata geçen hacker'a "Sizin Allah'tan korkunuz yok mu?" dediği, hacker'ın da "Merhaba ben sosyal medya uzmanı Berkay. Sizin instagram hesabınızda açıklar bulduk. Biz Özge Ulusoy gibi fenomenlere gidip açığını bildirdik. Şimdi gözünüzde hırsız olabiliriz. Ama hakkımız olan parayı almadan hesabınızı geri vermeyiz. 5 bin liradan teklifimizi sunuyoruz" yanıtı verdiği belirtildi. Paranın verilmemesi üzerine ise çete üyelerinin "Hesabınızın içine kötü içerikli fotoğraflar koyup paylaşacağız" dediği öğrenildi.


"SORANLARA 'ÖPTÜLER' DERSİNİZ"
Hacker'ların savcılık ve polise şikayetçi olacağını söyleyen ünlü oyuncu Berk Oktay'a "Soranlara 'öptüler' dersiniz. Hesabını geri vermeyeceğiz. Hesabını ebedi olarak aldım" mesajı attığı belirlendi. Şebekenin Oktay'a, ele geçirdikleri instagram hesabı için tehdit ve hakaret içerikli mesajlar gönderdiği tespit edildi.

"TATSIZLIK ÇIKARMA"
Televizyon sunucusu Seda Akgül de hacker çetesinin tehditlerine boyun eğmeyen ünlüler arasında yer aldı. Çete üyelerinin, sert tepki gösteren Akgül'ü "Tatsızlık çıkarma, senin on katın insanlarla uğraştım. Dik kafalık yapma, uzlaşmazsan siler atarım, kimse bulamaz. Hesabının değeri 6 bin 500 lira" diye tehdit ettikleri soruşturma dosyasında yer aldı.

İMAMLA ÇETE ÜYELERİNİN İLGİNÇ YAZIŞMASI
Kendilerini 'sosyal medya uzmanı' olarak gösteren çetenin, ünlülerin hesaplarını kendilerine ulaşan başka kişilere sattıkları da belirlendi. Şebekenin bazen internet üzerinden 'satılık instagram hesabı' ilanları ile de müşteri aradıkları tespit edildi. Hackerlerin tuzağına düşenler arasında bir imam da yer aldı. Harun A. isimli imama Gizem Dinibütünoğlu'nun instagram hesabının satıldığı belirtildi.

Çete üyelerinden Muhammet E. ile imam Harun A. arasında geçen yazışma ise şöyle:
İmam: Sosyal medyadan isminizi çok duydum, satılık hesap arıyoruz.
Hacker: Çok var kardeşim
İmam: İmamlık görevi yapıyorum. Cemaatime verdiğim sohbetlerle insanlara faydalı olmak istiyorum. Bir sayfa açmayı denedim. Başaramadım. Satın almayı düşünüyorum. Böyle aktif güzel sayfanız var mıdır? Bir fiyat alabilir miyim?
Hackar: Şu anda elimde 200 bin takipçili, fiyat 6 bin lira.
İmam: Parayı elden vermek isterim.
Hacker: Ben Mersin'de yaşıyorum.
İmam: Tamer diye bir oyuncunun hesabını almışsınız.
Hacker: Tabi çok güvenilirim ve tanınan biriyim
İmam: Sıkıntı çıkmasın sonra Allah yolunda kullanacağım.
Hacker: Yok kesinlikle tamamen orijinal.

Bu whatsapp konuşmaların ardından imam olduğunu söyleyen Harun A.'nın şebeke elemanlarından Muhammet E.'nin hesabına para yatırdığı belirtildi. Şebekenin de hırsızlık yaparak elde ettiği sayfanın kime ait olduğunu bilmeyen Harun A.'ya instagram adresi ve şifreleri verdiği belirlendi. Hesabı aldıktan sonra gelen mesajlara bakan Harun A.'nın gerçeği öğrenince hacker ile arasında şu yazışmanın geçtiği tespit edildi:

İmam: Gamze hanım kim kardeş? Pardon Gizem Dinibütünoğlu fanları yazmış. Bir sürü sanatçı yazmış. Hesap kimin oğlum? Arayacağım ben bu kızı, ben kimsenin hakkına giremem. Allah belanı versin.

Hacker: Bak Harun hocam, hesap Gizem hanımın da bana verdiler aylar önce. Hesap aktif, sağlam takipçileri var. Korkmadan kullanabilirsin. İslami sayfa yap insanlara faydalı ol.

ORTAM SANAL OLSA DA İŞLENEN SUÇ GERÇEK
Yarışma programıyla ünlenen Gizem Dinibütünoğlu'na da çete üyelerinin "Ortam sanal olsa da işlenen suç gerçektir. Bir an önce beni mahkemeye verin yoksa elimden geldiğince tüm ünlüleri sanala gömeceğim. Sıranızı bekleyin. Biz geliyoruz" mesajı yazıp hesaba ulaşmasını engellediği belirtildi. Dinibütünoğlu şikayetçi oldu.

KADIN FENOMENE AHLAKSIZ TEKLİF
Hacker çetesinin fenomen Cansu G.'yi de tehdit ettikleri ortaya çıktı. Cansu G.'nin, hackerlere, sayfasındaki takipçileri sildikleri ve sayfasının artık bir önemi kalmadığını söyleyerek talep ettikleri parayı vermeyi reddettiği, bunun üzerine şebeke üyelerinin ahlaksız teklifte bulundukları whatsapp konuşmalarına yansıdı.

İŞTE ÇETE KURBANI 50 İSİM
Tamer Karadağlı, Erdal Özyağcılar, Berk Oktay, Pınar Altuğ, Ayşe Neslişah Düzyatan, Vecihe Deniz Eser, Gamze Özçelik, Seda Akgül, Balçiçek İlter, Merve Oflaz, Gizem Dinibütünoğlu, Nazan Avcı, Tolga Sütgel, Emrah Koç, Osman Yazan, Yasemin Çonka, Kemal Sancaklı, Gökhan Güneş, Adem Sevim, Pelin Dilsiz, Ayfer Demir, Birsen Kayhan, Rana Göl Kırkanahtar, Sedef Elmas, Bülent Önder, Engin Senbene, İsmail Abanoz, Mustafa Yıldız, Uğur Güneş, Dilşad Şimşek, Gamze Taşkın, Abdullah Yalçınkaya, Bircan Gülsen, Erbey Ekinci, Ramazan Silah, Bülent Şakrak, Neslihan Başkır, Çiçek Hatun Aslı Omağ, Şahin Atamer, Yeliz Çakır, Emre Ayaksız, Murat Sakaoğlu, Rashid Bagzibaglı, İlyas Oktay, Kerem Güzel, Havvanur Keskin, Bahadır Tatlıöz, Cansu Gökçe, Halil İbrahim Bayramoğlu.

Mehmed Âkif Ersoy Devlet Tarafından Fişlenmişti

Mehmed Âkif Ersoy Devlet Tarafından Fişlenmişti

Mehmed Âkif Ersoy Devlet Tarafından Fişlenmişti
Mehmed Âkif Ersoy Devlet Tarafından Fişlenmişti
Mehmed Âkif devlet tarafından “İrtica-906” diye kodlanmış, ölüm döşeğinde yatarken bile izlenmiş ve Safahat’ı da imha edilmişti!
Habertürk yazarı Murat Bardakçı, İstiklal Marşı'nın şairi Mehmet Akif Ersoy'un bilinmeyen hayat hikayesini kaleme aldı. Bardakçı yazısında, "Devlet üstelik 'mürteci' olarak gördüğü millî şairi kodlayacak, Cumhuriyet Arşivleri’nde 121-10-0-0/2-6-1 numaralı 'Mehmet Akif’in Seyahatleri, Temasları ve Faaliyetleri' isimli dosyada muhafaza edilen ve gizliliği 19 Nisan 2001’de kaldırılan istihbarat yazışmalarında İstiklâl Marşı’nın şairinden “İrtica-906” kodu ile bahsedilecekti…" dedi. Murat Bardakçı'nın yazısı şöyle...
Geçen hafta Tek Parti döneminde Arapça ezan okunması, kamet getirilmesi, izinsiz dinî eğitim verilmesi ve hattâ türbelere mum dikilmesi bahislerinde uygulanan yasaklar ile Müslüman olmayan vatandaşlara ve Türkiye’de oturan yabancılara yine dinî alanlarda getirilen sınırlamaları gösteren bazı belgeler yayınladım…

Bugün de devletin İstiklâl Marşımızın şairi Mehmed Âkif Ersoy’a bir zamanlar nasıl baktığını ve hattâ neler yaptığını anlatan bazı belgelere yer veriyorum.

İşte, Âkif hakkındaki bu belgelerin pek bilmediğimiz kısa öyküsü:

16 Haziran 1936’da İçişleri Bakanlığı’nı, İstanbul Valiliği’ni ve İstanbul Emniyet Müdürlüğü’nü şaşırtıp telâşlandıran beklenmedik bir hadise oldu: 1925 Ekim’inde Türkiye’den ayrılarak Mısır’a giden ve orada on bir sene boyunca gönüllü ama sıkıntı içerisinde bir sürgün yaşayan İstiklâl Marşı’nın şairi Mehmed Âkif, İskenderiye’den kalkan bir Romen vapuru ile sessiz sadasız İstanbul’a geldi.


Âkif, İstiklâl Harbi senelerinde İstanbul’dan Ankara’ya nasıl elinde ufak bir çanta ile geçmiş ve 1925’te yine İstanbul’dan Mısır’a nasıl sessizce gitmiş ise, memlekete yine aynı şekilde, sessizce dönmüştü…

Hastaydı ve on bir senelik sürgününü artık nihayete erdirip son nefesini vatanında vermek istemişti… Dostları, Âkif’i hemen özel bir hastahaneye, Teşvikiye Sağlık Yurdu’na yatırdılar.

Son mülâkatını bu hastahanede, İstiklâl Harbi senelerinde Ankara Hükümeti’nin istihbaratçılarından olan, Enver Paşa’yı Batum’da bulunduğu günlerde takiple görevlendirilen ve sonraki senelerde gazetecilik yapan Feridun Kandemir’e veren Âkif, “Mısır’dan üç gün üç gecede geldim. Bu üç gece, otuz asır kadar uzun sürdü. Orada on bir yıl kaldım. Fakat bir an oldu ki, on bir gün daha kalsaydım, çıldırırdım. Hasret, çok acı…” diyordu.

Âkif’in sessizce gelişi Ankara’yı hareketlendirdi; Haberi gazetelerden öğrenen İçişleri Bakanlığı, Emniyet Genel Müdürlüğü, İstihbarat, Genelkurmay ve İstanbul Valiliği arasında şairin vefatına kadar aylarca devam edecek, hattâ vefatından sonra da sevenleri hakkında senelerce sürecek bir takip, izleme, fişleme ve yazışma faaliyeti başladı.

Mehmed Âkif, Mısır’da yaşadığı sırada da Türk istihbaratı, hariciyesi ve genelkurmayı tarafından takip altında tutulmuş; Ankara’ya hakkında raporlar gönderilmiş, Mısır’dan belli bir müddet için ayrılarak gittiği diğer memleketlerde de izlenmiş, temasları ve görüştüğü kimseler ile ilgili de çok sayıda rapor yazılmıştı. Bu raporlarda Âkif’ten “irticacı” diye bahsediliyor ama hariciyenin yazışmalarında rejime bazı hususlarda karşı olmasına rağmen memleketin aleyhinde ve zararlı faaliyetlerde bulunmadığı söyleniyordu.

Devlet üstelik “mürteci” olarak gördüğü millî şairi kodlayacak, Cumhuriyet Arşivleri’nde 121-10-0-0/2-6-1 numaralı “Mehmet Akif’in Seyahatleri, Temasları ve Faaliyetleri” isimli dosyada muhafaza edilen ve gizliliği 19 Nisan 2001’de kaldırılan istihbarat yazışmalarında İstiklâl Marşı’nın şairinden “İrtica-906” kodu ile bahsedilecekti…

SAFAHAT İMHA EDİLİYOR!
Emniyet ile istihbaratın sıkı takibi devam ederken, 25 Ağustos 1936’da bir başka şaşkınlık yaşandı: Mehmed Âkifîn 1933’te Kahire’de bastırdığı ve Safahat’ının yedinci cildi olan “Gölgeler” isimli kitaptan 2 bin 175 adedi bir gemi ile Mısır’dan şairin adına İstanbul’a gönderildi.

Yazışmalar yine birbiri takip etti ve neticede Safahat’ın bu son cildinin bazı nüshaları “Arap harfleri ile basıldığı, muhteviyatı irticaî propagandalarla dolu olduğu olan ve zararlı yazılar ihtiva ettiği” gerekçesi ile müsadere, bir kısmı da imha edildi; geri kalanlar da yine bir gemiye yüklenerek geldikleri yere, yani Mısır’a gönderildi!


Âkif, 27 Aralık 1936’da vefat etti ama “İrtica-906” dosyası kapatılmadı, millî şairin hem cenazesi, hem de sonraki senelerde onun için yapılan anma toplantıları Emniyet tarafından sıkı şekilde takip edildi.

Mehmed Âkif hakkında sadece Cumhuriyet Arşivi’nde değil, Cumhurbaşkanlığı Arşivi’nde de bazı takip raporları vardır. Cumhuriyet Arşivi’nde bulunan ve burada yer verdiğim belgeleri daha önce Muharrem Coşkun 2014’te “Kod Adı: İrtica-906” isimli kitapta biraraya getirmiş ve kitap Gaziosmanpaşa Belediyesi tarafından yayınlanmıştır. Cumhurbaşkanlığı Arşivi’nden bazı sayfalarını naklettiğim takip raporu ise ilk defa yayınlanmaktadır.

Geçen hafta Arapça ezanın, kametin, izinsiz dinî eğitimin ve türbelere mum dikilmesinin yanısıra gayrımüslim vatandaşlar ile Türkiye’de yaşayan yabancılara da uygulanan yasaklar hakkındaki belgeleri yayınlarken bir hususa dikkat çekmiştim: Belgelere konu olan ve Tek Parti döneminde senelerce yürürlükte bulunan yasaklar, takipler, tutuklamalar ve mahkeme safahatı hiç de hoş olmayan hatıralar idi ama bütün bunlar tarihimizin gerçekleriydi! O devirlerde olup biten herşeyi tarafsız ve doğru şekilde öğrenmemiz ama bunu yaparken geçmişimizi şimdi hayatta olmayan kişilerle hesaplaşma ve kurumlarla da didişme vasıtası hâline getirmememiz gerekirdi. Zira, bugün geçmiş ile hesaplaşmaya kalkışmak memlekette zaten mevcut olan kamplaşmayı arttırmaktan başka bir işe yaramayacaktı…

Tek Parti dönemine ait belgeleri bu düşünce ile yayınladım ama okuyup birşeyler öğrenmek yerine işi kolayına kaçarak alışılmış sloganları savurmayı tercih edenler demediklerini bırakmadılar ve hakkımda neler söylediler neler! Onlara göre o devirde olup bitenler bahsetmemek gerekirdi, hele belge asla yayınlanmamalı idi, memlekette bir zamanlar nelerin olup bittiğini yazmaya gerek yoktu ve dolayısı ile millet cahil bırakılmalıydı!

Bu zihniyet ciddiye alındığı takdirde hiçbirşey yazıp çizmenin mümkün olamayacağını gayet iyi bildiğim için, yolumda eskisi gibi devam ediyorum…

İşte, millî şairimiz Mehmed Âkif Ersoy ile ilgili olan ve okuduğunuzda şaşkınlığa düşeceğinize emin olduğum bazı belgeler…

77 Kişi Öldü Trump Zevk Dedi

Bir kasaba haritadan silindi, Trump oraya 'zevk kasabası' dedi!

77 Kişi Öldü Trump Zevk Dedi
77 Kişi Öldü Trump Zevk Dedi
Yüzyılın en ölümcülü olduğu belirtilen, ABD'nin California eyaletinde devam eden yangında hayatını kaybedenlerin sayısı 77'ye, kayıpların sayısı ise 1300 civarına ulaştı. ABD Başkanı Donald Trump da California eyaletinde yangından etkilenen bölgeleri ziyaret etti, ancak Trump yine bir gafa imza attı.
Eyaletin kuzeyinde 8 Kasım'dan beri devam eden yangının yüzyılın en ölümcülü olduğu söylenirken, en az 77 kişinin hayatını kaybettiği, 1000'den fazla kişini kaybolduğu korkunç yangında 11 binden fazla yapı da kullanılamaz hale geldi ve bin 300'den fazla kişi barınaklara sığındı.

Eyaletin güney kesimindeki yangında evi zarar gören, tamamen yanan veya yangın nedeniyle evini terk etmek zorunda kalan ünlüler arasında oyuncu Scott Baio, yönetmen Guillermo del Toro, reality show yıldızı Kim Kardashian, oyuncu Alyssa Milano ve oyuncu Rainn Wilson gibi isimler yer alıyor.

TRUMP'TAN GAF

ABD Başkanı Donald Trump, California eyaletinde yangından etkilenen bölgeleri ziyaret etti. Daha önce de fırtına ve selin vurduğu Güney Karolina'yı ziyaret eden Trump, burada kasırga mağdurlarına yiyecek dağıtırken sürekli "Güzel günün keyfini çıkarın", "Keyifli bir gün geçirin" gibi sözler söylemiş, Bir evin arka bahçesinde, kasırganın sürükleyip bıraktığı lüks yatı gören Trump, ev sahibine "Bu yat senin mi? Durduk yere lüks bir yatın olmuş" gibi esprileriyle tepki çekmişti. 


Yangınla boğuşan California'da ise, haritadan silinen Paradise (Cennet) kasabasının adını da Pleasure (zevk kasabası) şeklinde tanımlayarak, "Yoğunluğunu gerçekten göremiyorsunuz. Ne kadar büyük televizyondan baksanız da buraya gelmeden anlamıyorsunuz. 'Pleasure' ne isim ama... Yeni ayrıldık. (Daha sonra ifadesini düzeltti) Paradise'de gördüğümüz kabul edilemez." dedi.

17 Kasım 2018 Cumartesi

İnfaz Ettiler Sonrada Akan Kanını Götürdüler

İnfaz edildikten sonra Kaşıkçı'ya pıhtı ilacı enjekte edildi!

İnfaz Ettiler Sonrada Akan Kanını Götürdüler
İnfaz Ettiler Sonrada Akan Kanını Götürdüler
Suudi gazeteci Cemal Kaşıkçı'nın ölümüyle ilgili önemli bir ayrıntı daha ortaya çıktı. Kaşıkçı'nın boğularak infaz edilmesinin hemen ardından Suudi infaz timinin cesedi parçalamadan önce delil bırakmamak için Kaşıkçı'ya kanı pıhtılaştıran iğne yaptıkları belirlendi.
Suudi Arabistan, Cemal Kaşıkçı’nın ölüm nedenini ‘boğuşma’ ve ‘öldürücü dozda ilaç’ olarak açıklarken, Türk güvenlik ve yargı yetkililerine göre ise Kaşıkçı öldürüldükten sonra kanının pıhtılaşması için ilaç enjekte edildi. İddiaya göre katillerin amacı cesedi parçalarken delil bırakmamaktı.

"CESEDİ YOK EDEN YERLİ İŞBİRLİKÇİ KİM?"
Suudi Arabistan Başsavcısı Suud el Muceb’in önceki gün Cemal Kaşıkçı cinayetiyle ilgili yaptığı açıklamada dikkat çekici iki ayrıntı vardı. 29 Ekim’de Türkiye’ye gelen ve İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı İrfan Fidan’la yaptığı görüşme sırasında kendisine sorulan, “Cemal Kaşıkçı’nın öldürülmesinde katillerle işbirliği yapan ve cesedi yok ettiği iddia edilen yerel işbirlikçiler kim?” sorusuna, “Bizim böyle bir tespitimiz ve açıklamamız yok” yanıtı verdi.

Afyonkarahisar İnsanlık

Afyonkarahisar'da "İnsanlık ölmemiş" dedirten olay!

Afyonkarahisar İnsanlık
Afyonkarahisar İnsanlık
Afyonkarahisar’da gece geç saatlerde araçları arıza yapan, aralarında çocukların da bulunduğu aile; bir tamirhanenin önünde eksi 5 derece soğukta, battaniyelerle geceyi geçirmeye çalıştı. Sosyal medyada paylaşılan bu fotoğrafla seferber olan vatandaşlar, yol kenarında özel bir araç garajında aileyi misafir etti.
İzmir’e mandalina toplamaya giden aralarında çocukların da bulunduğu 10 kişilik bir aile, çalıştıkları yerde paralarını alamayınca memleketleri Adana’ya dönmek üzere yola koyuldu. Akşam saatlerinde Afyonkarahisar kent merkezi yakınlarında araçları arıza yapan, mevsimlik işçi olarak çalışan aile; çekici yardımı ile Afyonkarahisar 2. Küçük Sanayi Sitesi’nde bir tamirhaneye geldi. Tamircinin araçtaki sorunu gideremeyeceğini bildirmesi üzerine otele gidecek paraları olmayan aile, çareyi tamirhanenin önündeki hurda araçların yanına battaniye sererek yatmakta buldu.
Gecenin ilerleyen saatlerinde ailenin küçük çocuklarla birlikte eksi 5 derecelik soğukta dışarıda yattığını gören bir vatandaş, ailenin içler acısı bu durumunu fotoğraflayarak sosyal paylaşım sitesindeki bir platformdan paylaştı. Bunun üzerine seferber olan birçok vatandaş aileye ulaşmaya çalışırken 3 kişi ailenin kaldığı tamirhanenin önüne gelerek yol kenarında özel bir araç garajında misafir etti.

"BURADA KALMAK ZORUNDAYDIM"
Ailenin büyüğü Ramazan Dalaman, araçları arıza yapınca durumları olmadığı için eksi 5 derecede çocuklarla birlikte dışarıda konaklamak zorunda oldukları belirterek başlarından geçen olayı şöyle anlattı:

“İzmir Seferhisar’da mandalina işçisiydik. Orada çalıştık işimizi bitiremedik, bir ekonomik durumdan dolayı anlaşamadık. Çalıştığımız ücreti vermediler. Biz işi bıraktık. Memleketimizden bir miktar para temin ettik ve arabamızı yükledik, memleketimize gitmekteydik. Afyon'a 30 kilometre kala arabamız arıza yaptı. Araba arıza yapınca Afyon’dan bir kurtarıcı çağırdık, geldi. Aracımızı yükledik bizi bir tamircinin önüne indirdi. Tamirci aracın sağına, soluna baktı, arabanın tamir ihtiyacını gideremedi. Vakit geç oldu, buna rağmen üç tane tamirci daha getirdik. Onlar da bu tamiri gideremediler. Konaklamak zorunda kaldık. 10 kişilik bir aileye sahibim. Bazı güvenlik arkadaşlarımız sağ olsunlar bize yardımcı oldular. Yatak yerlerimiz yaptık ateş yaktık ısındık. Burada kalmak zorundaydım, çünkü mağdur durumdaydım. Gidecek yerim yok. Durumum olmadı zaten durum olsaydı burada kalmayı tabi ki kimse istemez, eksi 5 derecenin altında. 2 yaşında, 7 yaşında, 11 yaşında çocuklarla kimse kalmayı istemez. Yatmak zorunda kaldılar çünkü mağdur durumdayım.”

"AİLE PERİŞAN DURUMDAYDI"
Aileye yardımcı olarak sıcak bir ortamda geceyi geçirmelerini sağlayanlardan Tamer Kayışoğlu isimli duyarlı vatandaş, ailenin perişan bir vaziyette olduğunu belirterek “Afyon’da sosyal paylaşım sitesinde bir resim gördüm. Evimdeydim, bir anda çıktım evden ve adresi buldum. Aile çok perişan bir durumdaydı, yardımcı olduk. Afyon’da sosyal paylaşımı gören arkadaşların çoğu geldiler. Kendi imkanlarımızla bir garajda aileyi yerleştirdik, sıcak bir ortamda karınlarını doyurduk” diye konuştu.

Katilden Şok Zevk İçin Öldürdüm

Katil zanlısından 'pes' dedirten cevap: “Cinayeti zevkten işledim"

Katilden Şok Zevk İçin Öldürdüm
Katilden Şok Zevk İçin Öldürdüm 
Bursa'nın İnegöl ilçesinde silahla yaraladıkları şahsın oğlunu da öldüren 2 şüpheliden biri, sağlık kontrolü çıkışında basın mensuplarına, "Cinayeti zevkten işledim" dedi.
Geçtiğimiz gün sabah saatlerinde Yusuf Candar'a silahlı saldırı düzenleyen Murat G. ve Kahraman A. daha sonra Candar'ın oğlu Yavuz Candar'a iş yerinde de saldırı düzenledi. Saldırının ardından Yusuf Candar hastaneye kaldırılırken oğlu Yavuz Candar olay yerinde hayatını kaybetti.

İHA'nın haberine göre; olayın ardından polis ekipleri tarafından yakalan şahıslar emniyetteki işlemlerinin ardından sağlık kontrolden geçirildi.

Hastane çıkışı basın mensuplarının "Neden öldürdünüz?" sorusuna zanlılardan Kahraman A.'nın, "Cinayeti zevkten işledim" demesi dikkat çekti. Yoğun güvenlik önlemleri altında tekrar emniyete götürülülen zanlıların, adliye sevk edilmesi bekleniyor.

16 Kasım 2018 Cuma

Flaş Haber: Tuğla fabrikası diye Kumarhane İşletiyorlardı

Tuğla fabrikasında 'tombala' çekilişine operasyon!

Tuğla fabrikası diye Kumarhane İşletiyorlardı, Haberin merkezi net, Kumarhane, Tombala, Eskişehir, İl Jandarma Komutanlığı, Tuğla fabrikası
Flaş Haber: Tuğla fabrikası diye Kumarhane İşletiyorlardı
Eskişehir'de eski tuğla fabrikasında kumar oynanması için yer ve imkan sağladıkları iddia edilen 3 şüpheli gözaltına alındı. Kumar oynadıkları belirlenen 74 kişiye 259'ar lira ceza kesildi.
Eskişehir'de İl Jandarma Komutanlığı ekipleri, Emirler Mahallesi'nde faal olmayan tuğla fabrikasında "tombala" adı altında kumar oynatıldığı bilgisi üzerine harekete geçti. Operasyon kapsamında A.Ö., İ.K. ile M.Ç, "kumar oynanması için yer ve imkan sağlamak" suçlamasıyla gözaltına alındı.

74 KİŞİYE 259'AR LİRA PARA CEZASI
AA'da yer alan habere göre fabrikada yapılan aramada kumar makineleri, ekipmanları ve ruhsatsız av tüfeği ele geçirildi. Olay yerinde kumar oynadıkları belirlenen 74 kişiye ise 259'ar lira para cezası kesildi.

Flaş Haber: Astsubay Eşini Öldürdü

Emekli astsubay karısını öldürüp intihar etti

Flaş Haber: Astsubay Eşini Öldürdü
Flaş Haber: Astsubay Eşini Öldürdü
Başkent’te emekli astsubay, karısını silahla öldürmesinin ardından intihar etti. Polis ekipleri olayın yaşandığı eve kimsenin girmesine izin vermezken acı haberi alan çiftin yakınları sinir krizi geçirdi.
Olay, sabah saatlerinde Yenimahalle ilçesindeki Kardelen Mahallesinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, 2039. Cadde’de ikamet eden emekli astsubay Uğur Güleçyüz, oğulları İ.G.’nin de evde olduğu sırada bilinmeyen bir nedenle eşi Songül Güleçyüz ile tartışmaya başladı. Tartışmanın alevlenmesiyle gözü dönen Uğur Güleçyüz, silahını çekerek eşine ateş etmeye başladı. Eşine kurşunlar yağdıran Güleçyüz, silahı bu sefer kendine çevirip ateş ederek intihar etti.

OĞULLARI İHBARDA BULUNDU
Güleçyüz çiftinin oğullarının ihbarda bulunması üzerine olay yerine 112 Acil Servis ve polis ekipleri intikal etti. Sağlık ekipleri, çiftin öldüğünü belirlerken, polis ekipleri olayın yaşandığı eve kimsenin girmesine izin vermedi. Acı haberi alan Songül Güleçyüz’ün kardeşi, olay yerinde sinir krizi geçirdi. Acılı kadın, tedavi edilmek üzere ambulansa alındı.
Polis, olayla ilgili inceleme başlattı.