29 Eylül 2018 Cumartesi

Alevi evlerini işaretleyen Bakın Kim Çıktı

Alevi evlerinin işaretlendiği yerde elinde sprey boya ile yakalandı

Alevi evlerini işaretleyen Bakın Kim Çıktı
Alevi evlerini işaretleyen Bakın Kim Çıktı
Malatya'da geçen yıl alevi vatandaşların evlerinin işaretlenme olayını protesto eden grubu sloganlarla yönlendirdiği ileri sürülen U. P., aynı mahallede gece geç saatlerde terör örgütü DHKP/C lehine duvara sprey ile yazı yazarken yakalandı. Pektaş, çıkarıldığı mahkemece terör örgütü DHKP/C’ye üye olma suçundan tutuklandı.
Habertürk’ten Neşet Dişkaya’nın haberine göre; Malatya'da geçtiğimiz yıl 22 Kasım günü Alevi vatandaşların yoğun olarak yaşadığı Cemal Gürsel Mahallesi'nde, bazı evlerin kapısı kırmızı boya ile 'X' işaretiyle boyandı. Bu işaretleme ile mahalleli tedirginlik yaşarken Malatya Emniyet Müdürlüğü ekipleri, olayla ilgili geniş çaplı soruşturma başlattı.

AYNI YERDEKİ İHBAR POLİSİ ALARMA GEÇİRDİ

Ekiplerin olayla ilgili soruşturması sürerken, geçtiğimiz 17 Eylül günü saat 04.00 sıralarında, Alevi vatandaşların evlerinin işaretlendiği Cemal Gürsel Mahallesi'nde, sokakta şüpheli şahıs olduğu ihbarı üzerine Malatya polisi alarma geçti. Kısa sürede olay yerine giden ekipler, elinde sprey kutusu bulunan U.P.’yi duvarlara, terör örgütü 'DHKP/C lehine yazılar yazarken yakaladı. Gözaltına alınan ve aynı zamandan DHKP/C Malatya açık alan sorumlusu olduğu ileri sürülen U.P., sorgulanmak için emniyette götürüldü.

AYNI SOKAKTA OTURUYOR

U. P.’nin Malatya'da, evleri işaretlenen Alevi vatandaşlar gibi Cemal Gürsel Mahallesi’nde oturduğu belirlendi. Araştırmalarda, Uğur P.’nin Malatya'da, Alevi vatandaşların evlerinin işaretleme olayını protesto eden grubu o dönem sloganlarla yönlendirdiği de tespit edildiği ileri sürüldü.

TUTUKLANDI

Emniyetteki işlemleri ardında çıkarıldığı mahkemede terör örgütü DHKP/C üyesi suçundan tutuklandı. Pektaş’ın Alevi vatandaşların evlerinin işaretleme olayı ile ilgisi olup olmadığı da araştırıldığı bildirildi.

Nihayet Merkez Bankası duyurdu

Merkez Bankası duyurdu


Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, 2018 yılının dördüncü çeyreğinde gerçekleştirilecek Türk lirası uzlaşmalı vadeli döviz satım ihalelerine ilişkin takvimi yayımladı.


Nihayet Merkez Bankası duyurduTürkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), 2018 yılının dördüncü çeyreğinde gerçekleştirilecek Türk lirası uzlaşmalı vadeli döviz satım ihalelerine ilişkin takvimi yayımladı.


TCMB'den yapılan açıklamaya göre, TCMB, bu yılın dördüncü çeyreğinde yapacağı TL uzlaşmalı vadeli döviz satım ihalelerine ilişkin takvimi yayımladı.

TL uzlaşmalı döviz satım ihalelerini 1 Ekim Pazartesi günü ila 31 Aralık Pazartesi günü arasında gerçekleştirmeye hazırlanan TCMB, açıklanan ihale takvimine göre yılın dördüncü çeyreğinde toplam 6 milyar 750 milyon dolar tutarında TL uzlaşmalı vadeli döviz satımı planlıyor.

28 Eylül 2018 Cuma

Türkiye'yi Şiddetli Vuracak

Meteoroloji'den yeni uyarı geldi: Çok kuvvetli ve şiddetli olacak

Türkiye'yi Şiddetli Vuracak
Türkiye'yi Şiddetli Vuracak
Son dakika... Meteoroloji'den gelen uyarıya göre pazar günü bir çok şehirde çok kuvvetli ve şiddetli sağanak ve gök gürültülü sağanak yağış beklendiğinden sel, su baskını, yıldırım, hortum , ulaşımda aksamalar gibi olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olunması gerektiği belirtildi.

Meteoroloji'den gelen uyarıda şu ifadelere yer verildi

''Orta Akdeniz üzerinde oluşan tropik fırtınanın, pazar günü ülkemizin batı kesimlerini etkilemesi bekleniyor. Bu sistemle birlikte Egenin batısında (İzmir, Muğla, Aydın ve Manisa), Marmara'nın batısında (Çanakkale, Balıkesir, Tekirdağ, Kırklareli, Edirne'nin güneyi ile batı kesimleri başta olmak üzere İstanbul'da) yerel olarak çok kuvvetli ve şiddetli, Çanakkale ve Muğla ile İzmir ve Balıkesir'in batı kesimlerinde yer yer aşırı (100 kg/m2 üzeri) sağanak ve gök gürültülü sağanak yağış beklendiğinden sel, su baskını, yıldırım, hortum , ulaşımda aksamalar gibi olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olunmalıdır''

Erdoğan-Merkel Büyük Buluşması

Berlin'de Erdoğan-Merkel görüşmesinden ilk açıklamalar!

Erdoğan-Merkel Büyük Buluşması
Erdoğan-Merkel Büyük Buluşması
Son dakika! Almanya Federal Cumhurbaşkanı Frank-Walter Steinmeier'in daveti üzerine "ilk devlet ziyareti" için Almanya'nın başkenti Berlin'de bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Almanya Başbakanı Angela Merkel ile ortak basın toplantısı gerçekleştirildi. Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Başbakan Angela Merkel gazetecilerin sorularını yanıtladılar. Özellikle basın toplantısı için akredite olan ancak daha sonra katılmayacağını bildiren gazeteci Can Dündar hakkındaki sorulara ise, Cumhurbaşkanı Erdoğan Almanya'dan iadesinin istendiğini söyledi

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Almanya Başbakanı Angela Merkel baş başa görüşme gerçekleştirdi. Ardından iki lider ortak basın toplantısına geçti.

Almanya Federal Cumhurbaşkanı Frank-Walter Steinmeier'in daveti üzerine "ilk devlet ziyareti" için Almanya'nın başkenti Berlin'e giden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Steinmeier tarafından askeri törenle karşılanmıştı.
Basın toplantısına ilk olarak Almanya Şansölyesi Angela Merkel başladı. Merkel'in konuşmasının ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan sözü devraldı.

"BİNLERCE PKK'LI ALMANYA'DA BULUNUYOR"

Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Angela Merkel, basın toplantısının ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan; (FETÖ üyelerinin iadesi) PKK, Almanya'da yasaklanmıştır. Bugün ayrıntıları ele almadık ama daha önce bunu konuşmadık. Zaten polis teşkilatımızın tavrı da bu tutumuzu göstermiştir. FETÖ konusunda Türkiye'yi ciddiye alıyoruz ama daha çok bilgi ve daha çok nesnel bulguya ve kanıta ihtiyacımız var. Genel olarak Almanya'da da aranan kişiler var. Bazı insanların Almanya'da olup olmadığından da emin değiliz.

Binlerce PKK terör örgütü mensubu, Almanya'da bulunuyor. Dağınık olarak değişik yerlerde bulunuyorlar. Binlerce PKK terör örgütü mensubu Almanya'da bulunuyor, dağınık olarak değişik yerlerde bunların bulunduğu bir vaka. Birbirimize olan özgüvenle nerede kimi yakalıyorsak bunu teslim etmemiz, işimizi kolaylaştıracaktır diye düşünüyorum. Aramızda suçluların iadesi anlaşması var. Bunları yakalayıp teslim etmek ülkelerimizin güvenliği ve mutluluğu için önem teşkil ediyor.

"BAĞIMSIZ YARGININ KARARLARINA SAYGI DUYMALIYIZ"

(Türkiye'de tutuklu Alman vatandaşları) Somut olarak ele alıyoruz. Sadece kendi düzeyimizde değil, diğer arkadaşlarımızın da görüşmeler oluyor. Toplam 5 vaka var. Son derece somut olarak ve titizlikle ele alıyoruz bu konuları.

Şunu kabul etmek lazım, ne ben Almanya'nın mahkemelerini eleştirme hakkına sahibim ne de sizler Türk yargı sistemini eleştirme hakkına sahibiz. Kendi ülkemde bile beğenmediğim kararlar olmuştur ama uymak durumunda kalmışımdır. Saygı duyarız, duymayız ayrı konu. Türk mahkemelerinde, tutuksuz yargılama kararı verilen Alman vatandaşları olmuştur. İsim verdiniz Enver Altaylı. Bu kişinin Türkiye'nin istihbarat sisteminde geçmişte yer aldığını söylesem bilir misiniz? Acaba bu sistemde ne gibi işlemler yapmış ve Türk yargısı bu kişiyi tutuklamış?

"DAHA FAZLA BİLGİYE İHTİYACIMIZ VAR"

Merkel: Belki tekrar somut vakalara dönebilirim. Bazı vakalarda iddianamenin çok uzun zaman hazırlanmamasını konuştuk. Bundan dolayı çok muğlak bir durum ortaya çıkıyor. Darbe konusunu şiddetle kınıyoruz. Kendim bizzat Türkiye'yi ziyaret ettim. Biz bu alanda daha çok bilgi edinmek için girişimlerimizi sürdürüyoruz. Ama Gülen hareketini PKK ile aynı seviyede değerlendirmek için daha fazla bilgiye ihtiyacımız var.

Erdoğan: Yarın ekonomik ilişkileri gündeme taşıyacağız. Özellikle ileri teknoloji, dijital dönüşüm ve savunma sanayinde atacağımız adımlar var. Bu adımlar iki ülke bölgede de ciddi bir performans sergileyecektir. Tamamlayıcı iki ülke olduğumuza inanıyorum.

"AJANDIR, DEVLETİN SIRLARINI İFŞA ETMİŞTİR"

Merkel: (Can Dündar) Adli yardımlaşma ile ilgili söz konusu olan konuları tek tek ele almak istemiyorum. Gazeteci Dündar ile ilgili bir takım ihtilaflar olduğu açıkça ortada. Basın toplantısına katılmaması tamamen kendi kararıdır. Akreditasyon konusunda hukuki zemin bellidir. Çok sayıda gazeteci burada ve herkes soru soramıyor. Kendisi katılmama kararı vermiştir. Kendisinin durumu hakkında Sayın Cumhurbaşkanı ve benim aramda farklı görüşler olduğunu teyit edebilirim.

Erdoğan: Türk yargısı bırakılması gerekeni tutuksuz yargılamak üzere bırakmıştır. Önce Can Dündar'ın bir ajan olduğunu, devletin sırlarını ifşa eden bir kişi olduğunu ve Türk yargısı tarafından 5 yıl 10 aya mahkum edildiğini biliyorsunuzdur. Mahkum edilen kişi Almanya'ya kaçmıştır. Bu kişi ajandır, devletin sırlarını ifşa etmiştir. Hiçbir ülkede sırlar ifşa edilmez, bu suç teşkil eder. Biz Almanya ile suçluların iadesi anlaşması yaptık ve bu kişinin iadesini istedik. Aynı durumu Almanya için de geçerli olabilir. Böyle bir şey benim başıma gelse ben veririm, ben bakmam. Olayın aslı budur, bunu da bilmemizde fayda var. 

Erdoğan'ın konuşmasından satır başları;

Gerek Sayın Cumhurbaşkanı gerekse Şansölye nezdinde tüm Alman bakanlara teşekkür ediyorum. Sayın Almanya Ekonomi ve Enerji Bakanı Ekim ayında ülkemizi ziyaret edecek.

Sayın Merkel'le görüşmemizde, bir süredir çalışmayan işbirliği mekanizmalarını işler kılma konusunda fikir birliğine vardık. Kendileriyle yarın sabah bir araya gelerek, etraflıca bu konuları görüşme fırsatı bulacağız. Siyasi, askeri, ekonomik, kültürel bu konuları görüşeceğiz. Sayın Dışişleri, Hazine, Maliye ve Ticaret bakanları geçtiğimiz günlerde ülkemizdeydi.

Darbeciler güçlü Türk demokrasisini rafa kaldırmayı başaramadılar. FETÖ tarafından gerçekleştirilen bu darbe girişiminde 251 insanımızı şehit verdik. Darbe girişimi sonrasında OHAL uygulamasına gittik. Demokrasimizi bu terör örgütünün tehdidinden kurtarmak için ciddi mücadele verdik. 24 Haziran'dan sonra bu uygulamayı da kaldırdık.

Cumhurbaşkanlığı sistemiyle beraber ülkemiz yeniden reform yoluna girmiştir. Vize serbestisi için kalan 6 kriteri de en kısa zamanda yerine getireceğiz. Vize serbestisi, gümrük birliğinin güncellenmesi ve müzakerelerin canlandırması iki tarafın da yararına olacaktır. Avrupa'nın lider devletlerinden Almanya'nın vereceği desteğe de önem veriyoruz.

Komşumuz Suriye'de 7 yıldır süren zulmün bir an önce sona ermesini umuyoruz. Bu konuda Almanya ile benzer yaklaşıma sahibiz. Şu an itibariyle 3.5 milyon mülteciyle misafir ediyoruz. Türkiye ve Almanya mülteci krizinin akut döneminde de sorumluluk almış, ciddi fedakarlıklarla bu süreci yumuşatmışlardır.

Ticari yaptırımların siyasi hedefler için kullanılması, dünya güvenliğine de zarar verecektir. Spekülatif bazlı dönemsel dalgalanmaların, aldığımız tedbirlerle ekonomimize etkisinin sınırlı olduğunu belirtmek isterim. Bizler Almanya ile derin ekonomik bağları önemsiyor, kazan-kazan ilkesiyle bunların artmasını istiyoruz.

Almanya'daki 3.5 milyona varan vatandaşlarımızın kökleriyle bağlarını koruyarak, Alman toplumuna entegrasyonunu destekliyoruz. Vatandaşlarımızın tam fırsat eşitliğinden faydalanması bu süreci hızlandıracaktır.

İki ülkenin yargı bağımsızlığı kapsamında alacağı kararlar saygı duyulmasını ifade etmem hukuka inanmış ülkelerin en doğal hakkıdır.

Merkel'in konuşmasından satır başları;

Türklerin herhangi bir ayrımcılığa uğramadan burada barışçıl, uyumlu bir yaşam sürmeleri için elimizden geleni yaptığımızı söyledim. Elbette ki camilere saldırılar kabul edilemez. Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu ile Solingen'deki saldırının 25. yılında bir araya geldim.

Elbette ki, gerek Türkiye gerek Almanya da insanlar açısından önemli bir noktada, özellikle son yıllarda bazı köklü karşıtlıklar olmuştur. Bunlar hukuk devleti ve basın özgürlüğü gibi konular olmuştur. Bazı somut durumların çözüme kavuşması bizi mutlu etti. Hala Türkiye'de tutuklu Alman vatandaşları var. Bu konuda katkıda bulunmaya çalışıyorum.

Almanya olarak istikrarlı bir Türkiye istemekteyiz. Değerli Türk bakanları Almanya'yı ziyaret etti. Ekonomi Bakanımız Türkiye'ye gidecek. İkinci defa Türk-Alman enerji forumu toplanacak.

Facebook'a Hacker Darbesi

Facebook sayfanı canlı yayında sileceğim’

Facebook'a Hacker Darbesi
Facebook'a Hacker Darbesi
Facebook'un kurucusu ve CEO'su Mark Zuckerberg'in Facebook hesabı tehlikede. Bu pazar günü Zuckerberg'in sayfasını sileceğini söyleyen Tayvanlı bir hacker, "Bunu da Facebook Live'dan canlı yayınlayacağım" dedi.

Tayvanlı bir “beyaz hacker” grubu, Facebook’un kurucusu ve CEO’su Mark Zuckerberg’e meydan okudu. Tayvanlı ödül avcısı Chang Chi-yuan, Mark Zuckerberg’in Facebook sayfasını canlı yayında sileceklerini duyurdu. Chang Chi-yuan, Facebook üzerinden yayınladığı duyuruyla 30 Eylül 2018 Pazar günü gerçekleştirecekleri silme işlemi girişimini, sosyal ağın canlı yayın platformu Facebook Live üzerinden de canlı yayınlayacaklarını açıkladı.

Facebook’ta 26 binden fazla takipçisi olan Chang Chi-yuan’ın başını çektiği grup, gerçekleştirecekleri eylemle ilgili ayrıntı vermezken, yaptıkları paylaşında, “Zuck’ın hesabının silinmesi canlı yayını” başlığını kullandı. Takipçilerine canlı yayını izlemek için online katılım çağrısı yapan Chang Chi-yuan, eylemini Türkiye saatiyle bu pazar günü saat 13:00’te canlı olarak yayınlamayı planlıyor.

'SADECE BİRAZ SIKILDIM...'

Şirket ve online platformların yazılım hatalarını bulup, bundan gelir elde eden bir ödül avcısı olan Chang Chi-yuan, “Ben hacker olmak istemiyorum, sadece sıkıldım ve biraz para kazanmak için uğraşıyorum” dedi.

“Zuckerberg’in Facebook hesabına canlı yayında saldıracak” başlığıyla uluslararası haber ajansı Bloomberg’in de yer verdiği bu girişime öncülük eden Tayvanlı Chang Chi-yuan’ın daha önce güvenlik açıklarını bularak bildiren kullanıcıların yarıştığı ve “Bug Bounty” adı verilen ödül avcılığı programlarında 8 defa özel katılımcı statüsünde yer almayı başardığı da ortaya çıktı.

Tayvanlı hacker, eğer bu pazar günü gerçekleştireceği hesap silme girişiminde başarılı olursa, aslında bu ilk olmayacak. Mark Zuckerberg’in Facebook hesabı 2011 yılında da ‘hack’lenmiş ve sosyal ağın CEO’sunun profilinde “Hack başlasın!” başlığıyla bir mesaj yayınlanmıştı.

Kanserden Annesini Kaybeden Çocuğa Yapılanlar

Arjantin'de annesini kanserden kaybeden çocuğun telefonu aranıyor!

Kanserden Annesini Kaybeden Çocuğa Yapılanlar
Kanserden Annesini Kaybeden Çocuğa Yapılanlar
Arjantin, annesini kanserden kaybeden 11 yaşındaki Miguel Retamar için harekete geçti. İçinde annesinin fotoğraf ve videoları bulunan telefonunu kaybeden küçük çocuk için ülke çapında kampanya başlatılarak, çocuğun kalan hatıralarını bulmasına yardımcı olmak amacıyla telefon aranıyor
Arjantin'de, içinde kanserden ölen annesinin fotoğraf ve videoları bulunan telefonunu kaybeden 11 Miguel Retamar'in annesinden kalan hatıralarını bulabilmesi için ülke çapında kampanya başlatıldı.

11 yaşındaki Miguel Retamar, ülkenin batısındaki San Juan kentinde büyükannesiyle bankaya gittiği sırada telefonunu kaybedince yıkıldığını söyledi.

Miguel'in 37 yaşındaki annesi Pabla geçtiğimiz aylarda kanserden hayatını kaybetmişti.

Miguel'in hikayesi yoğun ilgi görünce, Arjantin ve diğer Latin Amerika ülkelerinde manşetlerden duyuruldu. Miguel ve kaybettiği annesinin fotoğrafları da sosyal medyada yoğun bir şekilde paylaşıldı.

Miguel, Facebook'ta yaptığı paylaşımda büyükannesiyle birlikte bankaya gitmek için taksiye bindiklerinde, telefonunun yanında olmadığını fark ettiğini ve taksinin de gittiğini anlatarak, "Çok fotoğrafım ya da videom yok ve olanlar bana annemi hatırlatıyor" dedi.

Büyüküanne Amanda Castro da torununun çok üzgün olduğunu anlattı ve "Torunum telefonunun olmadığını fark edince öyle bir ağladı ki, beni de ağlattı. Annesinden kalan her şeyi kaybettiğini söyledi." dedi.

Erdoğan'dan kritik açıklama

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan kritik açıklamalar

Erdoğan'dan kritik açıklama
Erdoğan'dan kritik açıklama
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, New York dönüşü önemli açıklamalarda bulundu. Yerel seçimlerde ittifak ve MHP'nin af teklifine değinen Erdoğan, "Bahçeli ile bir araya gelerek değerlendirilebilir. 1. olduğumuz yerde aday çıkmamayı tabana anlatamam. Seçmen tabanı küserse toparlayamazsınız. Devlet Bahçeli ile her an görüşebiliriz. (Af teklifi) Çalışılması talimatı verdim, dönünce karar veririz." dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, MHP'nin İstanbul adayı çıkarmama kararını ise bir nezaket olarak değerlendirdiğini ifade etti. Erdoğan, Trump ile karşılaşmasına dair, "Sadece muhabbet havasında bir karşılaşma oldu. Trump, 'görüşürüz' dedi ama akşam yemeğine gitmedim. Onun masasında Mısır Devlet Başkanı Sisi vardı, onun için zaten o masaya gitmem söz konusu olamazdı" ifadesini kullandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan Trump’ın BM kürsüsünde yaptığı konuşmada da pek çok çelişki bulunduğunu kaydetti. Erdoğan, Münbiç ve İdlib konusunda ABD’ye, “Amerika Münbiç’te yol haritasına, takvime kesinlikle uymamıştır, PYD/YPG o bölgeyi terk etmemiştir. Amerika burada sözünü tutmadı. 90 gündü, 90 gün aldı başını gidiyor." sözleriyle yüklendi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ABD'nin New York şehrine yaptığı ziyaretin dönüşünde çeşitli açıklamalarda bulundu.

Habertürk TV Genel Yayın Yönetmeni Selçuk Tepeli’nin de yer aldığı bir grup gazetecinin sorularını yanıtlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklamaları şöyle:

YERELDE İTTİFAK

Her an gelebiliriz, hazırız. Mehmet Özhaseki kardeşimizi görevlendirdim. Onlar da Sadır kardeşimizi görevlendirdiler. Mehmet Bey ile görüşme yaptılar. Bunu genişletebilir, geliştirebilirler. Oradan çıkacak neticeleri, biz de bir araya gelmek suretiyle değerlendirebiliriz. Ama piyasada konuşulan şeyler falan bunlar siyasette olacak şeyler değil. (Aday göstermeme konusu mu?) Her siyasi partinin ilkeleri vardır. AK Parti şu anda bir numaralı parti. Türkiye’de gerek milletvekili sayısı gerek oyuyla konumu, yeri belli olan bir siyasi parti. Son seçimlerde birinci olduğumuz yerde aday çıkarmamayı nasıl anlatırım tabanıma? Seçmen tabanı küserse toparlayamazsınız. (MHP Lideri Bahçeli’nin İstanbul için aday göstermeyecekleri açıklaması) Onu yapılan bir nezaket olarak değerlendiriyorum.

MHP'NİN AF TEKLİFİ

Henüz bana bir rapor ulaşmış değil. Arkadaşlara gereken talimatları verdim. ‘Bu konuyla ilgili olarak, gerek Anayasa gerek Adalet Komisyonu’ndaki arkadaşlarımızla, ayrıca onların dışında ekip oluşturulsun, çalışma yapılsın’ dedim. Ama benim bu konudaki temel prensibim şu: Devlete karşı işlenen suçları devletin af yetkisi vardır. Şahıslara karşı işlenen suçları devletin af yetkisi yoktur. Bu bizim temel ilkemiz. Dönünce göreceğiz. Konuşur, inceler, ona göre nihai kararımızı veririz.

TRUMP İLE KARŞILAŞMA

"Sadece öyle bir muhabbet havasında bir karşılaşma oldu. ABD yönetiminden o malum kişiler de vardı yanında. Mike Pence olsun, Mike Pompeo olsun... Ulusal Güvenlik Danışmanı Michael Bolton oradaydı. Sonra hanımefendi Trump oradaydı. ‘Görüşürüz’ dedi ama ben dün (önceki) akşam yemeğine gitmedim. Malum, aile fotoğrafı oluyor bu toplantılarda. Öğlen yemeğinde malum, yan yana masalardaydık. Onun masasında Mısır Devlet Başkanı Sisi vardı, onun için zaten o masaya gitmem söz konusu olamazdı, arkadaşlara bunu söyledik. Rusya Dışişleri Bakanı Sergei Lavrov’la bol bol Suriye meselesini konuşma fırsatını bulduk ve oradan ayrılıp diğer görüşmelerimize geçtik.

"MASASINDA SİSİ VARDI"

Bizim ortaya koymuş olduğumuz küresel barış vizyonuna karşılık, ABD yönetiminin tek taraflı ve dayatmacı dünya perspektifini sürdürmesi dikkati çekiyor. Trump’ın küresel ticaretten Latin Amerika’ya, mültecilerden Ortadoğu’ya kadar uzanan çeşitli konularda dile getirdiği görüşler pek çok dünya liderinin tepkisini çekti. ‘Güçlüyüm öyleyse haklıyım’ mantığıyla, adil ve barışçıl bir dünya düzeni kurulamaz. Nitekim Trump’ın ekonomik durumunu, vesaireyi anlatınca salonda gülüşmeler olması, katılımcıların nasıl bir yaklaşım içinde olduklarını açıkça ortaya koymuştur.

TRUMP'IN YAPTIĞI KONUŞMA

Mesela bazı ülkeleri sınır ötesi operasyonlarıyla suçluyor. Peki sahiplendiği İsrail ne yapıyor? İsrail 1948’de neredeydi, şimdi nerede? Diğerlerine bunu söylerken işgalci ülkelerin arkasında duruyorsun. Filistinliler konusunda ise ‘Verdiğim parayı artık vermeyeceğim’ diyorsun. Bu tavırlar, asil, onurlu bir devlete yakışmıyor. Kaldı ki ABD’nin daha önceki liderleri bunun taahhüdünü yapmış, onun için de koskoca BM burada kurulmuş. Başka bir yerde de kurulabilirdi. Şimdi tutup, ‘Bundan sonra yüzde 25’i vermeyeceğim. Filistin’e 250 milyon doları vermeyeceğim’ denilmesini anlayışla karşılamak mümkün değil. Ortada bir tutarsızlık var. Dünyanın bunu iyi değerlendirmesi lazım

ABD'NİN İRAN'A YAPTIRIM KARARI

Gerekirse Çin'de de doğalgaz alacağız. Doğalgaz gibi stratejik ürünlerde geri adım atamayız

MÜNBİÇ'TE PYD/YPG VARLIĞI

Amerika Münbiç’te yol haritasına, takvime kesinlikle uymamıştır; PYD/YPG o bölgeyi terk etmemiştir. Bölgenin gerçek sahipleri hâlâ oraya yerleşememiştir. Amerika burada sözünü tutmadı. 90 gündü. 90 gün aldı başını gidiyor. Bundan sonraki süreçte ne gibi gelişme olur göreceğiz. Soçi ile ilgili biz ‘Amerika ne der’ diye düşünmedik. O konuda Rusya ile hareket ettik. İran’ı da dışlamadık, işin içinde tuttuk. Özellikle gözlem noktaları önem arz ediyor. 12 gözlem noktası bizde, 10 gözlem noktası Rusya’da, 6 gözlem noktası da İran’da. Başka gözlem noktası olan ülke yok. Ancak 15-20 km olayı önem arz ediyor. Buranın güvenliği Rusya’nın kontrolünde. 10 maddelik muhtıraya savunma bakanlarımız imzayı attı. Orada bunların hepsi yer alıyor. Şu ana kadar hamdolsun iyi gidiyor. Temenni ederim ki bundan sonra da iyi gider süreç. Detaylarda sıkıntı olduğunda, heyetlerimiz bir araya gelip görüşüyorlar. Süreç oradan güç kazanarak devam ediyor. Arzumuz burada herhangi sıkıntıya düşmeden süreci götürebilmek.

"ABD'NİN TEK SİLAHI DOLAR"

(BM reformu) (Bu konudaki kitabımı) Gözden geçirmek suretiyle liderlere göndereceğim. Daha sonra belki Türkiye’de bu liderleri davet edip, üç-dört partide veya hepsiyle olabilir. Böyle bir sempozyum şeklinde yapabiliriz. Ancak birçoğunda korku var. Amerika, Rusya ve Çin’e karşı mı konuşacağız gibi bir maalesef korku ve ürkme havası hissediyorum. İnşallah bunlar aşılırsa ben de BM Güvenlik Konseyi’nde yer alacağım, er veya geç bana da sıra gelecek düşüncesinde olduğunu görenler böyle bir şeyi sahiplenebilirler. Buranın elinde tek silahı var, o da biliyorsunuz doları. Onun dışında kabul edilebilir yanı yok, devamlı da itibar kaybediyor. Diğerlerine bunu söylerken işgalci ülkenin arkasında duruyorsun. Filistinliler konusunda ise ‘Verdiğim parayı artık vermeyeceğim’ diyorsun. Bu tavırlar asil, onurlu bir devlete yakışmıyor. 

RUSYA İLE İDLİB MUTABAKATI 

Radikal grupların ağır silahlarının tasfiyesine büyük önem veriyoruz. En büyük yük bizim MİT başkanlığımızda. Çalışmalar iyi gidiyor. İdlib’de 3.5 milyon insanın bombardımana uğraması halinde fatura çok ağır olurdu. Bize doğru bir göç dalgasına yol açabilirdi. Allah göstermesin, oralardan 500 bin ya da 1 milyon insan daha gelse altından kalkmak çok zor olur. Hamdolsun, şu an itibarıyla, işler yoluna girmiş görünüyor. Hatta dün 50-60 bin kişi evine döndü. Bunlar güzel gelişmeler. Temenni ederim ki bu devam eder.

Rusya ile görüştük. Onu başarabilirsek yeniden inşa süreci başlatabilirsek, bölgede bunları yeniden ayağa kaldıralım istiyorum. Bunları Almanya’da Merkel ile görüşeceğim. Muhammed bin Selman G-20’de görüşme yapmak istemiş. Onun verdiği sözler de vardı. Bölgede yeniden inşa sürecini başlatabilmek önemli. Bunun başlaması, oradaki tahribatı gidermeye de vesile olacaktır inşallah. (İdlib’e bombardıman iddiaları) Şu anda öyle bir şey söyleyemeyiz. Kesin konuşamayız. Ama an itibarıyla öyle bir şey yok. Temennimiz odur ki böyle bir şey olmasın. Bunlar bize Sayın Putin’in vaatleri. Bu arada bir de İstanbul’da bir dörtlü zirve yapacağız. Almanya, Rusya, Fransa ve Türkiye olarak İstanbul’da bir araya geleceğiz. Ön görüşmeler yapıldı, şimdi tarih belirlenmesi gerekiyor.

Huzurevinde YANGIN

Sultangazi'de huzurevinde yangın çıktı

Sultangazi'de huzurevinde yangın çıktı
Sultangazi'de huzurevinde yangın çıktı
Son dakika... Sultangazi'de huzurevinde henüz belirlenemeyen bir nedenle çıkan yangına itfaiye ekipleri müdahale ediyor. Dumandan etkilenenler olduğu belirtilirken içeride mahsur kalanların olduğu iddia edildi.
75. Yıl Mahallesi Gazi Caddesi'ndeki Sultangazi Huzurevi'nde henüz belirlenemeyen bir nedenle yangın çıktı.

Olay yerine çok sayıda itfaiye ekibi sevk edilirken, ekiplerin yangına müdahalesi sürüyor.

Bankalara FETÖ operasyonu

Son dakika: FETÖ operasyonunda 14 bankacı gözaltında

Bankalara FETÖ operasyonu
Bankalara FETÖ operasyonu
Son dakika... Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, tamamı ByLock kullanıcısı oldukları tespit edilen ve halen aktif olarak Ziraat Bankası bünyesinde çalıştıkları belirlenen 14 şüphelinin gözaltına alındığını açıkladı.
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının Fetullahçı Terör Örgütüne ( FETÖ) yönelik soruşturması kapsamında Ziraat Bankasında çalışan 14 kişi gözaltına alındı.

AA'nın haberine göre, başsavcılıktan yapılan açıklamada, Terör Suçları Soruşturma Bürosu tarafından yürütülen soruşturma kapsamında örgütün haberleşme uygulaması ByLock kullanıcısı oldukları tespit edilen ve bankanın aktif çalışanı olan şüphelilerin gözaltı kararı kapsamında yakalandıkları duyuruldu.

26 Eylül 2018 Çarşamba

Kalp Hastalığında Devrim

Kalp Hastalığında Devrim

Kalp Hastalığında Devrim
Kalp Hastalığında Devrim
Prof. Mehmet Öz'den açık kalp ameliyatlarını bitirecek devrim
Prof. Dr. Mehmet Öz "MitraKlip" isimli bir cihaz icat etti. MitraKlip'le göğsü kesmeden mitral kapak tamiri yapılabilecek. Böylelikle artık açık kalp ameliyatlarına gerek kalmayacak. Prof. Öz, "En pahalı hastalık. Devamlı yatıyorlar, bazen yoğun bakıma giriyorlar. MitraKlip’le masrafı yarı yarıya düşürdük, ölüm oranı da yüzde 40 azaldı" dedi
Kalp cerrahı Prof. Dr. Mehmet Öz, Columbia Üniversitesi’ndeki ekibi ve meslektaşlarıyla birlikte ‘MitraKlip’ adında bir cihaz icat etti. Bir katater yardımıyla vücuda geçirilen ve atan bir kalbin hasarlı mitral kapağına takılan ‘MitraKlip’ sayesinde artık açık kalp ameliyatlarından kaçınılacak.

Kalp yetmezliği, tüm dünyada birincil ölüm sebeplerinin başında geliyor. Ancak tıp dünyasındaki yeni bir buluş, bu durumu değiştirmek üzere. Yazarımız kalp cerrahı Mehmet Öz’ün de aralarında olduğu Columbia Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden araştırmacıların buluşu olan MitraKlip sayesinde ciddi bir ameliyat gerektiren kalp rahatsızlıklarında cerrahlar artık göğsü bir sternum testeresiyle kesmek zorunda kalmayacak. Çünkü MitraKlip sayesinde göğsü kesmeden mitral kapak tamiri yapılabilecek. Bu cihaz, bir kateter yardımıyla vücuda geçirildikten sonra atan bir kalbin hasarlı mitral kapağına takılıyor. Bu sayede riskli açık kalp ameliyatından kaçınmak mümkün oluyor. MitraKlip’i tıp alanında büyük bir ilerleme olarak tarif eden Dr. Öz, “Denemeler gösteriyor ki bu küçük klipler hayat kurtarıcı faydalar sağlıyor” diyor.

UÇAKTA AKLIMA GELDİ

Dr. Öz buluşun hikâyesini şöyle anlatıyor:

“1996’da Columbia Üniversitesi beni bir kongre için İtalya’ya gönderdi. O kongrede arkada otururken en sona iki konuşmacı kalmıştı. Biri bendim, benden sonra da İtalyan bir profesör konuşacaktı. Nazik olmak ve onu desteklemek için salonda bekledim. Adamın bahsettiği bir konu bana çok ilginç geldi. Mitral kapak, yani kalbin ortasında olan kapak, kalp yetmezliği hastalarında kan taşırmaya başlıyor. Halkın yüzde 15’inin kapağında hafif bir arıza vardır. Ama her zaman müdahale etmeyiz. Bu cerrah, kalp yetmezliğini tamir etmek için kalbi açıp tek bir dikişle mitral kapağı kapatmış ve başarılı olmuş. Uçakta ABD’ye dönerken konu aklıma geldi; eğer bu adam bütün göğsü açıp kalbi durdurduktan sonra tek bir dikiş atacaksa, bir zımbayla bütün o zorluğu yaşamadan o dikişi attırabilirim. Kasıktan stent yapacak gibi, kateter yoluyla zımbayı atabilir ve kapağı aynı şekilde tamir edebilirim.

600 HASTADA DENEDİK

Hiç unutmam, o patenti yolda giderken yazdım. Fikir benim değildi, o cerrahın keşfettiği bir konuydu ve zaten sonradan da arkadaş olduk. Bunun üzerine 20 sene çalıştım, hatta şirket kurdum. Şirket kateter araştırması yapmaya başladı. O şirketi de sonra büyük bir Amerikan şirketine sattım. Çünkü bu büyük araştırmayı yapmak için büyük bütçe gerekiyordu. İlk önce hayvanlarda, sonra teker teker insanlarda denedik. Araştırmaya 600 hasta dahil oldu. 300 hastanın mitral kapakları kateter yoluyla tamir edildi. İki senenin sonunda hastanede yatma oranı yarı yarıya düştü. Kalp yetmezliği yaşayan hastaları hastaneye yatırmaya mecbur kalıyoruz. En pahalı hastalık. Devamlı yatıyorlar, bazen yoğun bakıma giriyorlar. MitraKlip’le masrafı yarı yarıya düşürdük, ölüm oranı da yüzde 40 azaldı."

"İNANILMAZ İLERLEME"

Bu araştırmanın 2 gün önce New York Times’ın ana sayfasında yayımlandığını söyleyen Prof. Dr. Mehmet Öz, "Haberde benim adım değil sadece üniversitenin adı geçiyordu. Ama kısa sürede duyuldu. Aynı zamanda ‘cihaz keşfeden en genç profesör’ unvanı aldım. Çünkü inanılmaz bir ilerleme. Hayatımda ilk defa böyle bir ilgi yaşıyorum" dedi.

ABD İran'a Savaş Açtı - Kıyamet Kopacak

ABD'den İran'a sert açıklama: Kıyamet kopacak!

ABD İran'a Savaş Açtı - Kıyamet Kopacak
ABD İran'a Savaş Açtı - Kıyamet Kopacak
ABD Başkanı Donald Trump'ın Ulusal Güvenlik Danışmanı John Bolton, İran'dan ABD'ye, vatandaşlarına veya müttefiklerine herhangi bir zarar gelmesi halinde kıyametin kopacağını söyledi.
ABD Başkanı Donald Trump ve İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani dün Birleşmiş Milletler Genel Kurul toplantısında, karşılıklı iğnelemeler ve tehditler taşıyan konuşmalar yaptılar. Trump, İran'ı daha fazla yaptırımla tehdit ederken, Ruhani de ABD Başkanını "zeka zafiyeti" ile suçladı.

Trump BM Genel Kurulu'na hitaben yaptığı konuşmada İran'ın "yozlaşmış diktatörlüğünü" eleştirip 'dünyada terörizmin önde gelen sponsoru' olarak niteledi ve "İran'ın liderleri kaos, ölüm ve yıkım tohumları ekiyorlar. Komşularına, sınırlara ve ulusların egemenlik haklarına saygı göstermiyorlar" dedi.

İran'ın dünyaya en tehlikeli silahlarla tehdit oluşturduğunu savunan Trump, "Amerika'ya ölüm" diyen ve İsrail'i yok etmekle tehdit eden bir rejime izin veremeyeceklerini söyledi.
İran'daki rejimi 'kanlı' olarak tanımlayan Trump'ın Ulusal Güvenlik Danışmanı John Bolton, İran'ı çok sert bir dille uyardı. "Bugün açıkça mesaj veriyorum: Sizi izliyoruz" diyen Bolton, Tahran yönetiminden ABD'ye, vatandaşlarına veya müttefiklerine bir zarar gelmesi halinde kıyametin kopacağını söyledi.

1 Milyon Öğretmen Projesi

1 Milyon Öğretmen Projesi

1 Milyon Öğretmen Projesi
1 Milyon Öğretmen Projesi
1 milyon öğretmen 1 milyon fikir#BirMilyonÖğretmenBirMilyonFikir adlı dijital platform sayesinde Türkiye'nin dört bir köşesinde görev yapan öğretmenler, eğitim ve öğretim alanındaki fikir, proje ve önerilerini Millî Eğitim Bakanlığı’na iletebilecek
Eğitim sisteminde 2023 vizyonu hedefinin temelleri öğretmenlerin öncülüğünde atılıyor. Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) tarafından geliştirilen #BirMilyonÖğretmenBirMilyonFikir aslı dijital platform, ülkemizin dört bir köşesinde görev yapan öğretmenlerin eğitim ve öğretim alanındaki birbirinden değerli fikir, proje ve önerilerini Millî Eğitim Bakanlığı’na iletebilmeleri için hazırlandı.

ÖĞRETMENLERİ BİR ARAYA GETİREN PROJE

Konuyla ilgili açıklama yapan Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, "Bütün kurumlar, makamlar, koltuklar, okullar Türkiye'nin geleceği için, çocuklarımızın geleceği için. Bu anlamda ortaya çıkan fikirlerin kimi zaman buluşturulması için çeşitli ortamlara ihtiyaç da duyulacak. Benzer fikirler ortaya koyan öğretmenlerimizin bir araya gelmesiyle ilgili birtakım dijital ortamlar da oluşturulacak. Bu çalışmayla ilgili yapmak istediğimiz şey sürdürülebilir olacaksa, devam ettirilecekse ve gerçekten işe yarayacaksa bununla ilgili birtakım tedbirler almamız gerekecek. Bu tedbirlerin okul düzeyinde, ilçe, il ve merkez teşkilatı düzeyinde ayrı ayrı yapılandırılması gerekecek. Bu anlamda da sizden gelecek fikirlerin hem bireysel hem grupsal olarak değerlendirileceğini belirtmek isterim" dedi.

Selçuk, "Öğretmenlerle birlikte okul liderlerinin desteğine de ihtiyacımız var bu projede. Santral vazifesi görerek, bu projenin çok daha işlevsel olmasına katkı sağlayacaklar. Özetle, biz okulu bir ekosistem olarak görüyoruz. Toplumda aile ne ise eğitimde de okul o diyoruz. Bu anlamda da okulun tüm bileşenlerini, sistemin bütün alt sistemlerini ortak hareket ettirmeye gayret ediyoruz. Bu konuda il ve ilçelerdeki AR-GE birimlerimizin de aktif olması konusunda ayrı bir vurgumuz var çünkü okullarımızdaki bu fikirler nasıl hayata geçecek? İlçe ve il düzeyindeki projelerle geçecek. Bizim için bir proje çöplüğü oluşturmak istenmeyen bir şey. Önemli olan yaptığımıız her işin birbirini destekleyici, bir sonraki projeyi hazırlayan, hem uluslararası hem de ulusal düzeyde çalışmalar olması. Aksi takdirde birbirinden bağımsız projeler, binlerce projeler sadece vakit kaybı olabilir.

Şu ana kadar yapılan birçok projenin çok katkı sağladığını düşünüyorum. Bunun sadece yeni bir organizasyona yeni bir nefese ihtiyaç duyduğunu düşünüyorum. Öğretmenlerimizin bu fikirlerini bir araya toplayarak da ortak proje çalışmalarını sağlamak istiyoruz. Örneğin; fen ile alakalı bir proje var. Ama bu projenin sadece belli bir okulda kalması değil de tüm Türkiye'ye mal olması açısından bu fikir platfarmonun yardımcı olacağına inanıyoruz" diye konuştu.

ÖĞRETMENLER FİKİRLERİNİ NASIL PAYLAŞACAK?

Bunu sadece okullarla bırakmamak lazım. Bunu üniversitelerle, STK'larla, özel sektörle birlikte düşünmek lazım. Peki, 1 milyon öğretmen fikirlerini nasıl paylaşacak?

MEB'in yaptığı yazılı açıklamaya göre; "Devlet okullarında görev yapan öğretmenlerimiz “Mebbis” sistemi üzerinden, özel okullarda görev yapan öğretmenlerimiz ise “E-Okul” sistemi üzerinden platforma giriş yaparak her türlü fikir, proje ve önerilerini paylaşabilecek. Sonrasında ise fikirlerinin hangi aşamada olduğunu platform üzerinden takip edebileceklerdir.

Öğretmenlerimizin paylaştığı fikirler, değerlendirme süreçlerin ardından Millî Eğitim Bakanlığı’nın ilgili uzmanları tarafından mercek altına alınarak “uygulanabilirlik” yönünden değerlendirme sürecinden geçirilecek. Ve teoriden pratiğe geçiş süreci başlayacak. Öğretmenlerimiz işte bu süreci de yine platform üzerinden anlık bir sşekilde takip edebilecek.

Ayrıca zaman içinde benzer fikir ve projeleri olan öğretmenlerimizin birbirlerinden haberdar olması sağlanacak. Ülkemizin çeşitli bölgelerindeki öğretmenlerimizin yeni ekipler kurarak ortak projeleri geliştirmelerinin önü açılacak.

Öğretmenlerimizin projelerine alanında tanınmış isimler tecrübe paylaşımlarıyla destek verecek. Bir Milyon Öğretmen Bir Milyon Fikir projesine Türkiye’deki girişimcilik merkezlerinden, özel sektörden, sivil toplum kuruluşlarından, üniversitelerden fikir ve proje geliştirme konusunda destek alınacak.

2023 Eğitim Vizyonumuzu öğretmenlerimizle birlikte hayata geçireceğiz. 1 Milyon Öğretmenimiz ülkemizin eğitim politikalarının karar ve yönetim süreçlerine dahil edilecek. Çünkü her birinin katkısı bizler için çok önemli.

Geleceğin güçlü Türkiyesini öğretmenlerimizle birlikte inşa edeceğiz."

BM Genel Kurulunda Erdoğan Rüzgarı

Habertürk yazarlarından BM Genel Kurulu değerlendirmesi

BM Genel Kurulunda Erdoğan Rüzgarı
BM Genel Kurulunda Erdoğan Rüzgarı
ABD'nin New York kentinde yapılan Birleşmiş Milletler 73. Genel Kurulu'na Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile ABD Başkanı Donald Trump'ın açıklamaları damga vurdu. Trump'ın hedefinde Esad rejimi, İran ve Venezuela vardı. Erdoğan ise BM'nin yapısını eleştirerek başladığı konuşmasında sert mesajlar verdi. Habertürk yazarları Serdat Turgut ile Nihal Bengisu Karaca, BM Güvenlik Kurulu'nda iki liderin konuşmalarını kaleme aldı.
BM 73. Genel Kurulu, liderlerin birebir görüşmeleri ile dün Genel Kurul'da Cumhurbaşkanı Erdoğan ile ABD Başkanı Trump'ın dikkat çeken konuşmalarına sahne oldu. Habertürk yazarları Serdat Turgut ile Nihal Bengisu Karaca, Güvenlik Kurulu konuşmalarını kaleme aldı.

Serdar Turgut'un "Cumhurbaşkanı Erdoğan dünya sistemini değiştirecek bir çalışma yaptırıyor" başlıklı yazısı;

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın New York'a gelir gelmez direkt katıldığı Müslüman ülkelerden vatandaşların toplantısında "Beş dünyadan büyük değildir. BM Güvenlik Konseyi'nin düzeni adaletsizdir. Bunun değişmesi gerekir" dediğini daha önce yazmıştım.
Bir çalışma hazırlığı olduğunu hissediyordum nitekim sonunda bunu teyit de ettim.
Türkiye bu adaletsizlik konusunda sadece şikayet etmekle kalmayacak aynı zamanda bu sistemi değiştirmek için adımlar da atmaya hazırlanıyor.

DÜNYANIN İŞLEYİŞİ DEĞİŞECEK

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın talimatıyla hukukçular Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin işleyiş düzeninin değişmesine yol açacak bir çalışma yapıyorlar.
Sadece beş ülkenin dünyanın düzenini kontrol etmesine yol açan sistemi değiştirecek böylece dünya sisteminin işleyişini yeniden kuracak bir çalışma yapılması talimatını verdi Cumhurbaşkanı Erdoğan.
Buna göre 'anayasamızın değiştirilemeyecek maddeleri' var ya Güvenlik Konseyi de kendi var oluşunu sağlayan yasanın bunun gibi değiştirilemez olduğunu düşünüyor.
Oysa Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın talimatıyla yasaları inceleyen hukukçular bir yasal boşluk (legal loophole) keşfetmek üzereler.
Buna göre Birleşmiş Milletler Genel Kurulu, eğer isterse, Güvenlik Konseyi'nin çalışma biçimini düzenleyen yasada değişikliğe gidebiliyormuş.
Hukuki incelme henüz tamamlanmadı. Eğer üzerinde hemfikir olunan bir sonuca varılırsa Türkiye, Genel Kurul'a Güvenlilk Konseyi'nin yasasında değişiklik yapmak teklifiyle gidecek.

Borsada işlemlerinde Geçici Durgunluk

Borsada işlemler geçici olarak durduruldu

Borsada işlemlerinde Geçici Durgunluk
Borsada işlemlerinde Geçici Durgunluk
Borsa İstanbul AŞ tarafından, veri yayınının sağlıklı yapılamamasından dolayı BISTECH üzerinde çalışan bütün piyasalarda işlemlere geçici olarak ara verildiği bildirildi.
Borsa İstanbul AŞ'nin, BISTECH sistemi üzerinde işlem gören bütün piyasaların kapatılmasına ilişkin duyurusu, Kamuyu Aydınlatma Platformu'nda (KAP) yayımlandı.

Duyuruda, "Veri yayınının sağlıklı yapılamamasından dolayı BISTECH üzerinde çalışan bütün piyasalarda işlemlere geçici olarak ara verilmiştir. Konu ile ilgili olarak daha sonra bilgilendirme yapılacaktır." ifadelerine yer verildi.

Maduro Trump Kavgası Başladı

Trump yaptırımları açıkladı, Maduro yanıt verdi!

Maduro Trump Kavgası Başladı
Maduro Trump Kavgası Başladı
ABD Hazine Bakanlığı, Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro'nun eşi ve yakın çevresine yaptırım kararı aldı. Dün Birleşmiş Milletler (BM) 73. Genel Kurulu'na hitap eden ABD Başkanı Donald Trump, "Bugün Maduro'nun çevresini ve yakın danışmanlarını hedef alan yeni yaptırımları açıkladık." dedi. Maduro, kendisinin ABD destekli düşmanları tarafından ekonomik savaşın kurbanı olduğunu söyledi.
Bakanlığın yolsuzluk iddiaları üzerine hedef aldığı isimler arasında Venezuela Devlet Başkanı'nın eşi Flores de Maduro'nun yanı sıra Venezuela Devlet Başkanı Yardımcısı Delcy Elonia Rodriguez Gomez, Savunma Bakanı Vladimir Padrino Lopez ve İletişim Bakanı Jorge Jesus Rodriguez Gomez bulunuyor.

Listede Jose Omer Parades ve Edgar Alberto Sarria Diaz'ın adları da geçiyor.

Hazine Bakanlığının internet sitesinde yayımlanan yaptırım listesinde ayrıca Averuca, Panazeate ve Quiana Trading Limited şirketleri ile sosyalist siyasetçi Diosdado Cabello'nun paravanı olduğu iddia edilen bir kişiye ait 20 milyon dolar değerindeki uçak yer alıyor.

TRUMP'TAN SERT YAPTIRIM AÇIKLAMASI

Venezuela'nın da dünyanın en zengin ülkelerinden birisiyken sosyalist rejimle iflasa gittiğini vurgulayan Trump, "Burada toplanan ülkelere, Venezuela'da demokrasinin yeniden tesis edilmesi için bize katılma çağrısı yapıyorum. Bugün Maduro'nun çevresini ve yakın danışmanlarını hedef alan yeni yaptırımları açıkladık." diye konuştu.

Trump, ABD'nin yaptığı yardımlar konusunda bundan sonra sert bir tutum sergileyeceğini belirterek, "Korumamızı ve dolarımızı alan ülkeler de bizim çıkarlarımızı gözetiyor mu bakacağız. Sadece bize saygı duyanlara ve dostlarımıza dış yardım yapacağız." diye konuştu.

Maduro ise yaptırımlara, "Yaptırımlarla çevrelendim. Donald Trump'a beni itibarla çevrelediği için teşekkür ederim" derken, yine de buna rağmen Trump ile yüz yüze bir görüşme yapmayı umduğunu belirtti.

25 Eylül 2018 Salı

Volvodan İrana Darbe

Volvo İran'dan çekildiğini açıkladı

Volvodan İrana Darbe
Volvodan İrana Darbe
İsveç otomotiv devi Volvo, ABD'nin İran'a uyguladığı yaptırımlar nedeniyle bankacılık sisteminin çalışamaz duruma geldiği belirtti ve ödemeleri alamadıkları için İran'daki faaliyetlerini durdurduğunu açıkladı. Daha önce de Peugeot, Renault ve Mercedes aynı yolu tercih etmişti. Avrupa Birliği ise bir ödeme sistemi geliştirilmesi için İranlı yetkililerle çalışıyor.
ABD'nin İran'a uyguladığı yaptırımlar ve İran'ın zayıflayan ekonomisi otomotiv sektörünü etkilemeye devam ediyor.

Volvo tarafından yapılan açıklamada şirketin İran'a gönderdiği kamyon parçaları karşılığında ödeme yapılmadığını ve bu nedenle İran'daki operasyonlarını sürdürmeme kararı alındığı belirtildi.

İRAN'DA BANKACILIK SİSTEMİ ÇALIŞMIYOR'

Volvo sözcüsü Fredrik Ivarsson yaptığı açıklamada, "Bu yaptırımlar ve ABD'nin getirdiği kısıtlamalar yüzünden İran'da bankacılık sistemi çalışmıyor. Paramızı alamıyoruz. Dolayısıyla şimdilik İran'da çalışmıyoruz" dedi.

Volvo, yaptırımlardan önce açıkladığı stratejik planında İran'ı Körfez bölgesi ve Kuzey Afrika'ya dönük ana ihracat üssü yapmak istediğini açıklamıştı.

RENAULT, MERCEDES VE MERCEDES DE ÇEKİLMİŞTİ

Saipa Diesel yetkilileri yaptırımlar nedeniyle Volvo Trucks şirketinin ortaklık anlaşmasına son verdiğini doğruladı.

İran ile ticari ilişkilerini askıya alan Avrupalı şirketler arasında Fransız enerji devi Total, Fransız otomobil üreticileri Peugeot ve Renault'nun yanı sıra Alman Siemens ve Daimler de bulunuyor.

Enis Berberoğlu Neden Özgür Kaldı

Enis Berberoğlu kararının gerekçesi açıklandı

Enis Berberoğlu Neden Özgür Kaldı
Enis Berberoğlu Neden Özgür Kaldı
CHP İstanbul Milletvekili Enis Berberoğlu hakkında verilen tahliye kararının 57 sayfadan oluşan gerekçeli kararı açıklandı. 2'ye karşı 3 üyenin oyuyla alınan kararda "Devletlerin ülke içinde ve dışında devlet sırrı mahiyetinde faaliyetleri olabilir. Dava konusu olay da mahiyeti gereği devlet sırrı niteliğindedir. Berberoğlu eyleminin sonuçlarını bilebilecek birikime sahip. Sanığın eylemi ‘devletin güvenliğine ve siyasal yararlarına ilişkin bilgileri açıklama’ suçunu oluşturur" ifadeleri çekti. Kararın bir örneğinin Meclis'e gönderilmesi kararlaştırıldı. Mahkumiyetin kesinleştiğine dair karar Meclis'te okunursa Berberoğlu'nun vekilliği düşecek.
Yargıtay'ın Enis Berberoğlu'na, MİT TIR'ları görüntülerini Can Dündar'a ilettiği gerekçesiyle verilen 5 yıl 10 ay hapis cezasını onama kararının gerekçesine HABERTÜRK ulaştı. Karar 2’ye karşı 3 oyla alındı. Kararda söz konusu MİT faaliyetinin ‘devlet sırrı niteliğinde’ olduğu vurgulandı. Berberoğlu’nun ‘niteliği gereği devlet sırrı olan bilgileri’, açıklamaktan ibaret eylemenin, ‘devletin güvenliğine ve siyasal yararlarına ilişkin bilgileri açıklama’ suçunu oluşturduğu belirtildi. Bu bilgilerin sır olarak korunmasının, suç tarihi itibariyle de demokratik toplumda gerekli olduğu kaydedildi.

HABERTÜRK TV’den Fevzi ÇAKIR’ın haberine göre, 57 sayfalık gerekçede özetle şu tespitlere yer verildi.

MİT FAALİYETLERİ GİZLİDİR: MİT’in faaliyetleri, işin doğası gereği gizli olduğundan görev ve faaliyetlerine ilişkin bilgi ve belgelerin de gizli olduğu konusunda kuşku yoktur.

DEVLET SIRRI: Devletlerin, bekasını temin ve milli menfaatleri koruma adına ülke sınırları içinde veya dışında niteliği itibariyle devlet sırrı mahiyetinde olan faaliyetleri olabilir. Dava ve haber konusu faaliyetin de bu kapsamda bir faaliyet olduğu gerek dosyada bulunan ilgili kurumların cevabi yazıları gerekse açık kaynaklarda yer aldığı üzere devlet yetkililerinin açıklamaları ile sabittir.

ÜLKENİN SİYASAL MENFAATLERİNİ HEDEF ALIYOR: Bu bilgilerin temini veya açıklanmasının, doğrudan milli savunmayı ve ülkenin siyasal menfaatleri hedef aldığında da kuşku duymamak gerekir. Bu itibarla yerel mahkemenin toplayıp karar yerinde tartışarak gösterdiği delil ve değerlendirmelere temin edilerek, haberlere konu yapılan bilgi ve belgenin “niteliği itibariyle devlet sırrı” olarak kabulünde isabetsizlik yoktur.
DEMOKRATİK TOPLUMDA GEREKLİ: Türkiye’nin en uzun kara sınırını paylaştığı ülke konumundaki Suriye’de devam eden iç savaş ve çatışmaların ülkenin milli güvenliğini ciddi anlamda tehdit ettiği açıktır…Bu itibarla milli güvenlik bağlamında ciddi bir tehdit süreci devam etmekteyken sanık Enis tarafından temin edilip başka dosyada sanık Can Dündar’a verilen ve Dündar tarafından daha önce haber yapan gazeteden farklı olarak geniş bir kitleye ulaşan Cumhuriyet Gazetesi’nde yapılan haber suretiyle açıklanan, daha evvel açıklanmamış bölümleri ve içeriği itibariyle devletin güvenliği ve siyasal yararlarını koruma kabiliyetini haiz olan bilgilerin halen ‘sır’ vasfını muhafaza ettiğinin kabulü gerekir. Ve bu sırrın korunmasının demokratik toplumda gerekli olduğunun kabulünde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.

DEVLETİN GÜVENLİĞİNE DAİR BİLGİLERİ AÇIKLAMA SUÇU: 

Sanığın devletin milli güvenliği ve siyasal yararları bakımından niteliği itibariyle devlet sırrı mahiyetinde icra edilen faaliyetlere ilişkin bilgi ve görüntüleri başka dosya sanığı Can Dündar’a, faaliyetten yaklaşık 16 ay sonra verdiği anlaşılmıştır. Sanık bilgi birikimi ve mesleki tecrübesine göre, eyleminin sonuçlarını bilebilecek durumdadır. Fakat bu bilgileri verdiği Dündar ile saik/özel kast bakımından iştirak iradesi doğrultusunda hareket ettiğini ortaya koyan sezgi ve zan düzeyini aşan kesin delil elde edilmemiştir. Sanığın niteliği gereği devlet sırrı olan bilgileri, açıklamaktan ibaret eylemenin Türk Ceza Kanunu’nun 329/1. maddesinde düzenlenen ‘devletin güvenliğine ve siyasal yararlarına ilişkin bilgileri açıklama’ suçunu oluşturduğu kabulünde, aynı gerekçelerle anılan bilginin sır olarak korunmasının, suç tarihi itibariyle de demokratik toplumda gerekli/zorlayıcı bir tedbir niteliğinde kabul edilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.

ANAYASA 83/3. MADDESİ UYARINCA…: Milletvekilliğinin kesin hüküm giyme halinde düşmesinin, bu husustaki kesin mahkeme kararının Genel Kurul’a bildirmesine bağlanmış bulunmasına (Anayasa’nın 84/2. maddesine) ve TBMM Üyesi hakkında ‘seçimden önce veya sonra verilmiş bir ceza hükmünün yerine getirilmesinin, üyelik sıfatının sona ermesinden sonra mümkün bulunmasına (Anayasa’nın 83/3. maddesine) nazaran, Anayasa’nın 83/3. maddesi gereğince sanık hakkında verilen ceza hükmünün yerine getirilmesinin üyelik sıfatının sona ermesine bırakılmasına karar verilmiştir.

KARAR MECLİS’E DE GÖNDERİLECEK

Berberoğlu hakkında kesinleşen mahkumiyet kararının bir örneğinin Anayasa’nın 84/2. maddesi gereğince takdiri için TBMM Başkanlığı’na gönderilmesine kararlaştırıldı. Bu karar Meclis Genel Kurulu’nda okunursa Berberoğlu’nun vekilliği düşecek ve kalan cezasının infazı için yeniden cezaevine konulacak.

İKİ ÜYE MUHALEFET ETTİ

Karara iki üye muhalefet etti. Bu üyelerden biri karşı oy yazısında, Berberoğlu’nun vekilliğinin sonuna kadar yargılamanın durmasına karar verilmesi gerektiğini savundu. Diğer üye ise karşı oy yazısında Berberoğlu’nun eylemenin “casusluk” suçunu oluşturduğunu belirtti, tutukluluk kararının devamı görüş bildirdi.

Fuhuş operasyonunda Darbe

Fuhuş operasyonundan çarşafla kaçma girişimi kazayla bitti

Fuhuş operasyonunda Darbe
Fuhuş operasyonunda Darbe
Fatih'te düzenlenen fuhuş operasyonunda 3. kattaki evden çarşafları birbirine bağlayarak kaçmak isterken yere düşen yabancı uyruklu 2 kadın, hastanede tedavi altına alındı
İstanbul Fatih'te, edinilen bilgiye göre Aksaray Mahallesi'nde bulunan bir evde fuhuş yapıldığı ihbarı üzerine çalışma başlatıldı. Bu kapsamda, bir binanın 3. katındaki eve operasyon düzenlendi. "Polis" uyarısı yapılarak çalınan kapıyı açan erkek şüpheli, kadınların çarşafları birbirine bağlayarak camdan inmeye çalıştıklarını söyledi.

POLİS İKİ KADINI YERDE BULDU

DHA'nın haberine göre bunun üzerine binanın arka tarafına giden ekipler, 2 yabancı uyruklu kadını yerde yatar vaziyette buldu. Çarşafla 3. kattaki evden inerken düştükleri anlaşılan kadınlar ambulansla hastaneye kaldırılarak tedavi altına alındı. Kadınların hayati tehlikesinin olmadığı öğrenildi.

Erdoğan ABD de ABD'ye Postayı Koydu

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan ABD'de kritik mesajlar!

Erdoğan ABD de ABD'ye Postayı Koydu
Erdoğan ABD de ABD'ye Postayı Koydu
Birleşmiş Milletler 73. Genel Kurulu genel görüşmelerine katılmak üzere New York'a giden Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, liderlerle basına kapalı görüşmeler gerçekleştirdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan ABD'de, Türk-Amerikan Ulusal Yönlendirme Komitesi (TASC) tarafından düzenlenen etkinlikte, Türk ve Amerikalı Müslüman toplumuna hitap etti. Burada yaptığı konuşmada önemli mesajlar verdi.
Birleşmiş Milletler 73. Genel Kurulu genel görüşmelerine katılmak üzere New York'a giden Cumhurbaşkanı Erdoğan, dün bir dizi temaslarıda bulundu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, eşi Emine Erdoğan ile birlikte Malcolm X ın kızları Qabılah ve Ilyasah'ı kabul etti.  

SURİYE'DEKİ DURUM GÖRÜŞÜLDÜ

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres'i kabul etti. Erdoğan, görüşme öncesi Guterres'in ziyaretçi defterini imzaladı. Basına kapalı olarak gerçekleştirilen görüşmenin ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın ikili temaslarına devam edeceği bildirildi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres'in Suriye'deki gelişmeleri görüştüğü ve Guterres'in Türkiye ve Rusya'nın İdlib'de silahlardan arındırılmış tampon bölge oluşturulmasına ilişkin vardığı anlaşmayı memnuniyetle karşıladığı bildirildi.

BM Genel Merkezi'ndeki görüşmesine ilişkin yazılı açıklama yapıldı.

Açıklamada, "Genel Sekreter, Türkiye'nin 3,5 milyondan fazla mülteciye ev sahipliği yapması ve BM ve Türkiye arasındaki mükemmel işbirliğine övgüde bulundu. Genel Sekreter ve Cumhurbaşkanı Erdoğan Suriye'deki durumu görüştüler. Genel Sekreter, İdlib'de silahlardan arındırılmış bir bölge oluşturmak için 17 Eylül'de imzalanan anlaşmayı memnuniyetle karşıladı." ifadeleri kullanıldı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Dünya Ekonomi Forumu Kurucusu ve Yönetici Başkanı Klaus Schwab'ı kabul etti. Basına kapalı gerçekleştirilen görüşme 25 dakika sürdü.

KKTC DIŞİŞLERİ BAKANI VE BELÇİKA BAŞBAKANINI KABUL ETTİ

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, KKTC Dışişleri Bakanı Kudret Özersay'ı kabul etti. Birleşmiş Milletler (BM) 73. Genel Kurulu Görüşmelerine katılmak üzere ABD'nin New York kentinde bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, KKTC Dışişleri Bakanı Kudret Özersay ile görüştü. BM Genel Merkezi'nde gerçekleşen basına kapalı görüşme 15 dakika sürdü.


Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Belçika Başbakanı Charles Michel'i kabul etti.  Cumhurbaşkanı Erdoğan Birleşmiş Milletler (BM) 73. Genel Kurulu'na katılmak üzere bulunduğu ABD’nin New York şehrinde, Belçika Başbakanı Charles Michel ile görüşmesinde iki ülke ilişkileri değerlendirildi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Japonya Başbakanı Şinzo Abe ile bir araya geldi. BM’de Japonya Başbakanı Şinzo Abe ile görüşmesi bittikten sonra Milenyum Otele geçerek Ruhani ile başbaşa görüştü. 

"KUDÜS'Ü DEVLET TERÖRÜ UYGULAYANLARIN İHTİRASLARINA TERK ETMEYECEĞİZ"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ABD'de, Türk-Amerikan Ulusal Yönlendirme Komitesi (TASC) tarafından düzenlenen etkinlikte, Türk ve Amerikalı Müslüman toplumuna hitap etti.

Erdoğan burada yaptığı konuşmada, "Birleşmiş Milletler eğer adaleti tesis edecekse, işte bunu ancak bu şekilde tesis edebiliriz. Aksi takdirde adaleti tesis mümkün değil. Şu anda Birleşmiş Milletler bunu başarabiliyor mu? Hayır. Bu kadar olaylar oluyor, Suriye sorunu 8 senedir devam ediyor çözebildi mi? Hayır. İsrail, her türlü zulmü yapıyor, verilen kararlar var, bu kararlara rağmen İsrail verilen kararlara uyuyor mu? Ne anlamı oldu bunun? İşte onun için adalet. Suriye halkını hak ve özgürlük mücadelelerinde yalnız bıraktılar ama biz yalnız bırakmadık." dedi.

"DİPLOMATİK ALANDA YOĞUN ÇABALAR YÜRÜTTÜK"

Türkiye'nin sınırlarının hemen yanında, bir dönem PYD-YPG'li teröristler ile DEAŞ'lı canilerin işgali altında bulunan 4 bin kilometrekarelik alanda huzurun sağlandığını dile getiren Erdoğan, şöyle konuştu:

"Şehitler vererek gerçekleştirdiğimiz operasyonlar sayesinde 260 binin üzerinde Suriyeli kardeşimizin vatanlarına dönmesini sağladık. Son İdlib krizinde olduğu gibi, tek bir sivilin dahi burnunun kanamaması için diplomatik alanda yoğun çabalar yürüttük. Bu gayretlerimizin meyvesini almaya da başladık.

Bir dönem teröristlerin ellerini kollarını sallayarak dolaştığı bölgelerde, bugün Suriyeli çocuklar hiçbir korku duymadan okullarına gidiyor. Afrin'de, El-Bab'da, Cerablus'ta gidiyor. İnşallah önümüzdeki dönemde Fırat'ın doğusunu da kapsayacak şekilde, Suriye'nin içindeki güvenli bölgeleri artırmaya devam edeceğiz. Ülkemize yönelik terör tehdidi son bulana, Suriye'nin geleceğine kasteden çetelerin kökü kazınana kadar mücadelemizi sürdüreceğiz.

Aynı şekilde ilk kıblemiz Kudüs'ü, işgalcilerin ve Filistinlilere devlet terörü uygulayanların ihtiraslarına terk etmeyeceğiz.
İsrail ve Amerikan yönetimlerinin Kudüs'ün izzetini ve onurunu ayaklar altına alan tacizlerine karşı mücadelemizi diplomaside en üst düzeyde vereceğiz."

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İslam İşbirliği Teşkilatının Olağanüstü İstanbul Zirveleri'nde aldığı kararların uygulanması için her türlü çabayı gösterdiklerini, BM Genel Kurulu'nda alınan kararların dünyanın ilgisiyle olumlu bir şekilde geçtiğini söyledi.

"SORUMLULUK BİZİM OMUZLARIMIZDA"

"Bırakın küresel meseleleri, kendi dinlerini, kendi geleceklerini ilgilendiren konularda bile yeknesak bir duruş sergileyemiyor.
Açık söylüyorum, Filistin meselesinin onca yıldır çözüme kavuşturulamamasının sebebi, İsrail'in hukuk tanımazlığından daha çok Müslümanlardaki vahdet yani birlik eksikliğidir. İşte sene 1948 Filistin neydi, şu anda geldiğimiz sene 2018 Filistin ne? Başladığımız yerdeyiz. 1948'de devasa topraklar ama şu anda maalesef bir avuç Filistin toprağı. Gözü dönmüş bazı Budistlerin Arakan'da kardeşlerimizi kameralar önünde vahşice katletme cesareti gösterebilmeleri de yine İslam dünyasının parçalanmışlığından kaynaklanıyor.

Suriye'deki zulmün 7 yıldır bitirilememesinin nedeni de İslam dünyasına öncülük edecek devletlerin basiretsizliğidir.
Tüm bu sorunların çıkmaza girmesinde Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi gibi küresel barış ve istikrarın garantörü kuruluşların acziyetini elbette kabul ediyoruz.
Bu kuruluşların, yapıları gereği, çoğu zaman küresel barıştan ziyade, belli güçlerin çıkarlarının korunmasına hizmet ettiklerini biliyoruz. Ancak, şunu kabul etmemiz gerekir ki sorunlarımızın çözümünü başkalarına bırakarak, asıl hatayı biz yapıyoruz.

"Müslümanlar olarak bizim mesuliyet üstlenmediğimiz meselelerde, diğer devletlerin yapıcı katkı sağlamalarını bekleyemeyiz.
Hele medet umduklarımız bölgemizle ilgili hesapları olan ülkeler ise bu durumda sorumluluk tamamen bizim omuzlarımızdadır." diyen Erdoğan, yanlışı başkasında aramanın sadece zaman kaybettireceğine işaret etti.